Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/991 E. 2023/7413 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/991
- Karar No
- 2023/7413
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1249 E., 2015/1246 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/1249 Esas, 2015/1246 Karar sayılı kararı ile sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'nun temyiz istemi, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasına, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, lehe hükümlerin uygulanmadığına, suç unsurlarının oluşmadığına, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasına, delillerin takdirinde hataya düşülerek eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, 3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığına, suç unsurlarının oluşmadığına, delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'nın, yönetim kurulu üyesi olduğu ve fiilen tüm idari işlerini yönettikleri Ç... Hastanesinde idari işler memuru olarak çalışan ancak, işten çıktıktan sonra iş yeri aleyhine iş mahkemesinde açtığı davayı kazanması nedeniyle husumetleri oluşan katılandan işe girerken ilerde sebep olacağı muhtemel zararlara binaen aldıkları 5000 USD bedelli, diğer kısımları boş olan teminat amaçlı bonoyu gayri meşru çalışanları olan sanık ...'na ciro ettirdikten sonra aralarında ticari ilişki olan ve durumu bilen sanık ...'a verdikleri, sanık ...'in bu şekilde danışıklı olarak eline geçen boş bonoyu doldurarak katılan aleyhinde...1. İcra Dairesinin 2013/3072 Esas sayılı dosyasında icra takibine koyduğu iddiasıyla sanıklar hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Sanık ..., katılanı işe alırlarken bono almadıklarını, böyle bir bono görmediğini, varsa alakası olmadığını, suça konu bonoyu karakolda ifade verirken öğrendiğini, sanık ...'e bono vermediğini, onun eline nasıl geçtiğini bilmediğini, eski eşi olan tanık H.Ö. böyle bir bono aldıysa kendisinin sorumlu olduğunu, diğer tanıklarla da husumetlerinin olduğunu beyanla suçlamayı kabul etmemiştir 3. Sanık ..., katılanla yaklaşık 5 yıl aynı iş yerinde çalıştıklarını, işe girerken bono alma uygulamasının olmadığını, maddi durumu iyi olduğundan katılana borç vermesi sebebiyle suça konu bonoyu 2007 yılında düzenlediklerini ve sanık ...'e olan borcu için 2010 yılında verdiğini, tanık R.Ü. hastanede yan odasında çalıştığı için evrakın onun tarafından doldurulmuş olabileceğini beyanla suçlamaları kabul etmemiştir. 4. Sanık ..., sanık ...'in 2008 yılında kendisinden aldığı borcun ödenmeyen kısmına karşılık suça konu bonoyu aldığını, sanık ...'ın noter vekaletli emlak danışmanı olmadığını, katılanı tanımadığını, sanık ...'in ne amaçla elinde bulundurduğunu bilmediğini beyanla suçlamayı kabul etmemiştir. 5. Katılan ..., 2012 yılında haklı nedenlerle işten ayrılması ve iş davası açıp kazanmasından dolayı işe girerken verdiği sadece bedel kısmı dolu bonoyu doldurup hakkında icra takibi yapıldığını, sanıklara borcu olmadığını, sanık ...'in kendisine borç verecek maddi durumunun olmadığını, icradan dolayı maaşından kesinti yapıldığını beyanla şikayetçi olmuş, bononun teminat amaçlı alındığına dair yazıyı sunduğu görülmüştür. 6. Tanık H.Ö., eşi olan sanık ... ile birlikte kurdukları hastanede, 2012 yılına kadar yönetim kurulu başkan yardımcısı ve çocuk hekimi olarak görev yaptığını, katılanın sunduğu altında adı ve imzası olan teminat amaçlı senet alındığına dair yazının kendisine ait olduğunu, çalıştığı dönemde bu şekilde çalışanlardan teminat amaçlı senetler alınıp muhafaza edildiğini, diğer sanık ...'in de hastanede çalıştığını, hiçbiriyle husumeti olmadığını beyan etmiştir. 7. Tanık K.Ş. ve H.C., katılanla beraber hastanede çalıştıklarını, işe girerken bu şekilde teminat senedi alındığını, kendilerinin de işe girerken teminat alınan senetlerden dolayı sonradan sorun yaşadıklarını beyan etmişlerdir. 8. Tanık R.Ö., sanık ...'in sanık ...'ın emlak işlerini yürüttüğünü bildiğini, sanık ...'in hastanede çalıştığını ve ekonomik durumunun iyi olmadığını, bildiği kadarıyla bütün çalışanlar için teminat amaçlı senetler alındığını beyan etmiştir. 9. Tanık R.Ü., insan kaynakları sorumlusu olarak çalıştığını, işe giriş çıkışlarda sanık ...'ın talimatı ile teminat amaçlı olarak isim, rakam ve adres yazıp imza attırdıkları senet aldıklarını ve sonra sanık ...'a senetleri teslim ettiklerini, katılandan da bu şekilde senet aldıklarını, suça konu senet üzerinde rakam ve yazıyla belirtilen miktarı, isim ve adres belirtilen yerleri kendisinin yazdığını, sanık ...'in çalışanlara borç verip vermediğini, verecek durumda olup olmadığını bilmediğini, Nurettin'in sanık ...'ın emlak işlerini yürüttüğünü beyan etmiştir. 10. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı yazısına göre, 16.03.2007 tanzim ve 01.11.2010 ödeme tarihli, borçlusu ..., alacaklısı ... olan, 5000 USD miktarlı senette yapılan incelemede, senet üzerinde "5000 USD", "Beşbin Amerikan Doları", "..." ve "8 ... Mh. İstasyon Cd. Maliye Sit. A Blok No: 131 Lüleburgaz K:3 D:6" yazılarının tanık R.Ü.'nün eli ürünü olduğunun belirlendiği görülmüştür. 11. Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısına göre, şirket yetkililerinin sanık ... ile Doğan Dilber Mermi ve Hasibe Özkara'dan herhangi birisinin müşterek imzaları ile şirketi temsil ve ilzam ettikleri bildirilmiştir. 12. Mahkemece, icra takibi dosyasının aslı veya onaylı tüm belgeleri Yargıtay denetimine esas olacak şekilde dosya içine konulmadan, dosyada fotokopisi dahi olmayan suça konu bono aslının getirtilip özellikleri duruşma tutanağına yazılıp aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE 1. Belgede sahtecilik suçlarında, aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek, suça konu bononun getirtilip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğine sahip olup olmadığının tespit edilmesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen zorunlu unsurların bulunup bulunmadığının belirlenmesinden belge aslının ve icra takibi dosyasının aslı veya onaylı tüm belgeleri Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde dosya içerisine konulmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle hükümler kurulması, 2. Hükümde sanıklar hakkında hükmedilen cezaların koşula bağlanmaksızın ertelenmesine karar verilmesinden sonra "Sanıklar hakkında TCK 51/2 maddesi gereğince verilen TCK 50/1 maddesinde belirtilen erteleme kararının mağdurun uğradığı zararın yani...1. İcra Dairesinin 2013/3072 esas sayılı borçlusu ... olan icra dosyasına yapılmış olan 3112,83 TL ödemenin aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulmasına, sanıklar hakkında koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine, koşulun yerine getirilmesi halinde hakim kararı ile hükümlünün infaz kurumundan derhal salıverilmesine, " denilmek suretiyle hükümde çelişkiye sebebiyet verilmesi, 3. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, sahtecilik suçlarında anılan maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilmeden, suç tarihi itibarıyla engel sabıkaları bulunmayan ve cezası ertelenen sanıklar hakkında "zarar giderilmediğinden" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle...6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/1249 Esas, 2015/1246 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii, sanık ... müdafi ve sanık ...'nun temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’den farklı gerekçeyle, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.10.2023 tarihinde karar verildi.