Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/41086 E. 2025/11680 K. – Özel Belgede

Konu: Özel Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/41086
Karar No
2025/11680
Karar Tarihi
Konu
Özel Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/829 E. 2019/720 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Düzeltilerek esastan ret

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Demre Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 10 ay hapis cezası yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 29.08.2014 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde 28.09.2017 tarihinde suç işlediğinin ihbarı üzerine Demre Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2018 tarihli ve 2018/199 Esas, 2018/148 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.Bahse konu karara karşı sanık ve sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıdaki tarih ve sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılmasına karar verilerek, sanığın özel belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafi, hakkında beraat kararı verilen sanık lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. 2. Katılan vekilinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mevcut delil durumu itibarıyla suçu sabit olan sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama konusu suç yönünden, 29.08.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle zamanaşımı süresinin, denetim süresinde işlenen yeni kasıtlı suç tarihi olan 28.09.2017 tarihine kadar durduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suç konusu belgenin "08.10.2012" tarihinde kullanılmasına rağmen gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "25.05.2011 " şeklinde yazılmasın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek sanığa yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Sanık hakkında kurulan hüküm yönünden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanığın vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise, de; katılan vekili ve sanık müdafiinin temyizi üzerine söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıdaki tarih ve sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesi uyarınca 1.362,00 TL maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Demre Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/41086, K. 2025/11680, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-41086-e-2025-11680-k-89bc5175d0d5