Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/3047 E. 2025/11692 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3047
Karar No
2025/11692
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2022/1798 E., 2022/1541 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 30.11.2022 tarihli ve 2022/1798 Esas, 2022/1541 Karar sayılı ek kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/33 Esas, 2020/56 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 03.11.2020 tarihli ve 2020/664 Esas, 2020/980 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, "suça konu sahte olduğu belirtilen belgelerin asıllarının getirtilerek incelenmesi, yapılan sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, söz konusu reçetelerin mahkeme heyeti tarafından incelenip özelliklerinin zapta geçirilmesi, bu şekilde, sahtecilikte aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti, suça konu reçetelerden protokol kaydı olanlara ilişkin reçetelere ait hastane kayıtları, bilgisayar kayıtları ile tedavi evraklarının getirilmesi, adlarına reçete düzenlenen kişilerin, tam teşekküllü bir hastaneye sevkinin sağlanarak, yazılan reçeteler ile hastalıklarının uyumlu olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi, yine reçetelerin arka yüzlerinde yer alan hasta adına atılı imzalar ile yazıların sanıklara ve ilgili hastaya ait olup olmadığı hususunun tespiti için bilirkişi raporu aldırılması, reçetelerin arka yüzlerinde yazan hasta kısmında yazılı telefon numaralarının kime ait olduğunun belirlenmesi, aynı sanıklar hakkında, aynı mahiyette başka soruşturmalar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, bulunması halinde, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması halinde, birleştirme hususunun değerlendirilmesi,... bütün delillerin toplanmasından sonra dosyanın ve eklerin kül halinde içerisinde sağlık uzmanı ve muhasebecinin de bulunduğu bilirkişi kuruluna tevdii edilerek, tarafların kusur durumları, hastalıklarla yazılan ilaçların uyumlu olup olmaması ile kurum zararının belirlenmesi hususlarında bilirkişi raporu alınması ile sanıkların kusur durumları ve ne şekilde eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ettiklerinin karar yerinde tartışılması, eczanede yapılan usulsüzlüklerden nihai olarak eczacının hukuki menfaat temin etmesi nedeniyle, sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ettiklerinin kabul edilmesinden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi" şeklindeki gerekçeyle, İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri uyarınca bozulmasına, karar verilmiştir.

3. Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2020/214 Esas, 2022/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/1, 43, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Sanık müdafiinin istinaf talebinde bulunması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/1798 Esas, 2022/1541 Karar sayılı kararı ile hüküm fıkrasında zincirleme suç maddesinin uygulandığı ve ikinci bentte yer alan "43" ibaresinin çıkartılıp yerine, "43/1" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş. 5. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/1798 Esas, 2022/1541 Karar sayılı ek kararı ile sanık müdafiinin temyiz isteminin 296/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın yüklenen suçla alakasının olmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk derece mahkemesi tarafından verilen beraat kararının istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 03.11.2020 tarihli kararıyla 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, sanık hakkında aynı mahiyette başka soruşturma veya ceza davası bulunmadığının tespit edilmiş olması nazara alındığında, verilen bu bozma kararının ise aynı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında yer almadığı, anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, bu kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verildiği; ancak, açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince usulüne uygun olarak duruşma açılıp, ilk hükmün niteliği değiştirilerek karar verildiğinde temyiz kanun yoluna tabi olan bir hükme yönelik, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda izah edilen uygulaması ile temyiz kanun yoluna başvurma hakkı olan tarafların temyiz haklarını kullanmalarının önüne geçilmesi, ayrıca uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir uzantısı olarak hüküm ve kararlara karşı başvurulacak bir kanun yolunun açık olmasının kural, kapalı olmasının istisna olması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açılarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 03.11.2020 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, İlk derece mahkemesinin 05.07.2022 tarihli mahkûmiyet kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2022 tarihinde esastan ret kararı verildiği ve bu kararında sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen cezanın 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine dair 30.11.2022 tarihli ek karar verildiği anlaşılmış ise de, ek kararın konusunu oluşturan ve kesin nitelikte olduğu belirtilen hükmün Bölge Adliye Mahkemesinin, 5271 sayılı Kanun'a aykırı şekilde İlk derece mahkemesi kararını bozması neticesinde kurulması nedeniyle temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ilk kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı ve bu şekilde yargılamaya devam edilerek 22.11.2022 tarihli inceleme konusu esastan ret kararının verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/1798 Esas, 2022/1541 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak ve oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/3047, K. 2025/11692, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-3047-e-2025-11692-k-d29bb593a364