Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40703 E. 2026/4295 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/40703
Karar No
2026/4295
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2122 Esas, 2019/1901 Karar SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarih ve 2016/262 Esas, 2018/319 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarih, 2018/2122 Esas, 2019/1901 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile, yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılmasına karar verilerek sanıklar hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 43/2, 53, 52, 58 maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ...'in temyizinde, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ...'in temyizinde, suçu olmadığına, olayla ilgili bağının olmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıkların temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni ve eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamda birden çok mahkûmiyet hükmünün bulunması ve hangi mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı kararında

açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması hâlinde bunlardan en ağırının tekerrüre esas alınması hususu ile hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesine ilişkin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2013 Tarih, 2012/2 96... /148 Karar sayılı ilamındaki hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamında olduğu ve UYAP üzerinden yapılan tespite göre 27.01.2017 tarihli ek karar ile uzlaşma sağlandığından kamu davasının düşmesine karar verildiği, dolayısıyla söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmakla, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçenin (1, 2) nolu bölümlerinde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçenin (1, 3) nolu bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanık ...'in temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında sanık ... hakkında yer alan tekerrür hükümleri ilişkin paragrafın çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40703, K. 2026/4295, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-40703-e-2026-4295-k-a3117ba11401