Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30826 E. 2026/3818 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30826
- Karar No
- 2026/3818
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/65 E., 2015/230 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının, ... Kuruluşlarının, ..., ... veya Dernek Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçları Yönünden Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 158/1-(d) maddesinde öngörülen yaptırımın iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası olduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında kurulan hükümlerde hapis cezası ile birlikte adlî para cezasına da hükmedilmemesi suretiyle eksik ceza tayinleri, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2012 tarihli ve 2011/242 Esas, 2012/655 Karar sayılı ilâmının suç tarihinden sonra, 22.11.2012 tarihinde kesinleştiği, bu itibarla tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeyerek sanık hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulandığı (A-4), (B-4) ve (C-4) paragraflarının hükümlerden tamamen çıkarılması ve takip eden paragrafların bunlara göre teselsül ettirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-(e) hükmü gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
13.04.2026 tarihinde karar verildi.