Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/4034 E. 2026/6830 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4034
- Karar No
- 2026/6830
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2866 E., 2025/2330 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2025 tarihli ve 2025/522 Esas, 2025/598 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 52/2, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.12.2025 tarihli ve 2025/2866 Esas, 2025/2330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kolluk tarafından yapılan fiziki takibin usule aykırı olduğuna, olayda suçüstü halinin bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, kolluğa sanığın elektrikli motosiklet ile uyuşturucu madde sattığı yönünde ihbarda bulunulması üzerine yürütülen soruşturma işlemleri sırasında, olay günü sanığın ihbarda belirtildiği üzere, motosikletine binerek tanık E.K. ile buluştuğu, sanığın suça konu uyuşturucu maddeyi tanığa verdikten sonra, tanıktan para alarak uzaklaştığı, bir süre sonra tanık E.K. polis tarafından durdurularak üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda, sanık tarafından kendisine verildiğini beyan ettiği ... maddesini polise teslim ettiği, sanığın evinde yapılan aramada ise tanıktan elde edilen uyuşturucu maddenin paketlendiği şeffaf poşetle aynı fiziki özelliklerde 6 adet poşet parçasının bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın aşamalardaki savunmaları, araştırma tutanağı, tanık beyanları, olay ve yakalama tutanağı, uzmanlık raporu, analiz raporu, telefon inceleme tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair kabulün isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.12.2025 tarihli ve 2025/2866 Esas, 2025/2330 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak, sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.