Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30603 E. 2026/3822 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/30603
Karar No
2026/3822
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/61 E., 2016/72 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi düşme, kısmi onama, bozma

Katılan vekilinin temyiz talebinin, sanıklar ... ve ... hakkında; Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, sanık ... hakkında verilen beraat kararlarına yönelik olduğu belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. Sanık ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Karşı Sanığın Temyiz Talebi Yönünden Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği ve sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, öne sürülen temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

II. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Beraat Kararına Karşı Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Vekilinin; Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Karşı Sanığın; Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçlarından Verilen Beraat Kararlarına Karşı Katılan Vekilinin Temyiz Talepleri Yönünden a. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçları yönünden; sanığın, UYAP üzerinden MERNİS aracılığıyla ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra, 19.03.2019 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması, b. Sanıklar ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; sanıklara isnat olunan resmi belgede sahtecilik suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-(e) maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkında her iki suçtan açılan kamu davalarının sanığın vefatı nedeniyle, sanıklar ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

III. Sanık ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Verilen Beraat Kararına Karşı Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Vekilinin Temyiz Talepleri Yönünden Mağdur ...’ın, ticari ilişki kapsamında ... adlı kişiye verdiği 3.070,00 YTL bedelli bononun, yine ticari ilişki kapsamında katılan ...’ın eline geçtiği, katılan ...’ın, bononun tahsili için ... ile görüştüğü, ...’ın bono bedelini ödememesi üzerine, ...’ın, sanıklar ..., ... ve ... ile görüşüp bono bedelini tahsil etmeleri durumunda kendilerine 1.000,00 YTL vereceğini söyleyip bonoyu teslim ettiği, sanık ... ile yeğeni olarak zikredilen dosya dışı ...’ın mağdur ...’a gidip bono bedelini tahsil ettikleri ancak parayı katılan ...’a vermedikleri, ...’ın bono bedelini almak için ...’a gittiği, ...'ın ise katılan ...'a çek vereceğini beyan ettiği ve ... adlı kişiye ait suça konu çeki, sanık ... ile beraber araç içinde bulundukları sırada 9.500,00 YTL bedelli olacak şekilde doldurup keşideci yerine imzaladığı, bu çeki katılan ...’a verilmek üzere sanık ...’a verdiği, ...’ın da çeki ciro ederek ...’a teslim ettiği, ancak çek bedelinin yüksek olması sebebiyle ...'ın, katılan ...’dan çek bedelini mahsuben 2.000,00 YTL nakit aldığı, katılanın çeki tahsil için bankaya ibrazında çekin sahte olduğunun anlaşıldığı, katılanın toplam 5.000,00 TL olan zararının giderilmediği anlaşılan olayda, katılan ...'ın aşamalarda istikrarlı anlatımları ile suça konu çeki sanıklar ... ve ... ile müteveffa sanık ...'in birlikte getirdiklerini, sanık ...'ın çeki teslim için iş yerine girdiği, bu sırada ... ve ...'in iş yerinin dışında beklediklerini ifade ettiği, ayrıca sanık ...'ın kolluk beyanında suçu külliyen inkarına karşın Cumhuriyet savcısı tarafından müdafi huzurunda alınan beyanında; "Çekin arkasını ... ciro etti ön yüzünü ise kimin doldurduğunu bilmiyorum, ... da bu şekilde başka çekler olup olmadığını da bilmiyorum. 29.11.2007 Tarihinde ...'ın Sanayide bulunan işyerine gittik. ...'ın bana vermiş olduğu çeki ben ... verdim." şeklindeki anlatımı ile sanık ...’ın müdafi huzurunda alınan kolluk beyanına göre ...'a ait çeki, sanık ... ile birlikte araç içinde bulundukları sırada kendisinin doldurup imzaladığını ve çeki ...'a vermesi için ...'a teslim ettiğini beyan etmesi karşısında, sanık ...'ın sahte olduğunu bildiği çeki katılan ...'a verip karşılığında nakit para aldığı sabit olmakla yargılama konusu suçun sanıklar ... ve ... tarafından fikir ve eylem birliği içinde işlendiği gözetilerek sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraat kararı verilmesi,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/30603, K. 2026/3822, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-30603-e-2026-3822-k-d11d30680506