Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29874 E. 2024/2237 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29874
- Karar No
- 2024/2237
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/162 E., 2016/2 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Temyizin kapsamına göre; Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2015 tarihli ve 2015/205 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Nazilli Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2016 tarihli ve 2015/162 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi; diğer sanıkların şikâyetçinin zararını aslında soruşturma aşamasında giderdiklerine, adli para cezasının yanlış hesaplandığına, beraat etmesi gerektiğine, sanığın ek temyizi ise; suça konu eylemi ürünleri kargo yapması için anlaştığı MSY Kargo firmasının sahibi ...'ın gerçekleştirdiğine, kendisinin haberdar olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın temyiz dışı diğer sanıklarla birlikte suç tarihinde sahibinden.com adlı internet sitesinde satılık cep telefonu ilanı verdiği, katılanın bu ilanı görerek yüz yüze gelmeksizin sanıkla iletişim kurduğu, sanığın sözde telefonu kargo ile yollayacağı vaadiyle katılandan 750,00 TL haksız menfaat temin ettiği iddiası ile kamu davası açılmıştır. 2. Sanığın telefon numarasının değişmesi nedeniyle katılana ulaşamadığını savunduğu ve temyiz dışı sanıkların katılanın zararını kovuşturma aşamasında giderdiği anlaşılmıştır. 3. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; temyiz kapsamı dışındaki sanıklar hakkında beraat kararı verilirken sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE 1. Her ne kadar 07.01.2016 tarihli karar duruşmasında, katılan ... (...) ...'nun temyiz dışı sanıklardan şikâyetçi olmamasının 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki düzenlemeye göre şikâyete bağlı olan ve iştirak halinde işlenen suçlarda şikayetin bölünmezliği kuralı gereği sanık ...'a da sirayet ettirilerek daha önceden verilen katılma kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de; nitelikli dolandırıcılık suçunun şikâyete tabi olmadığı gibi, usul hukuku müessesesi olduğu da gözetilerek katılan ... (...) ...'nun temyiz dışı sanıklardan şikâyetçi olmamasının sanık ...'a sirayet etmeyeceği, bu nedenle sanık ... hakkında kurulan hükme 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip, aynı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şikâyetçinin davaya katılma kararının kaldırılmasına ilişkin ara karar isabetli bulunmayarak katılan olarak kabulüne karar verilip gerekçeli karar başlığındaki müşteki sıfatının katılan olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür . 2. Mahkemesince temel ceza tayin edilirken alt sınırdan hüküm kurulmasına rağmen, adli para cezasının alt sınırının da altında kalacak biçimde belirlenmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanığın inceleme konusu dosyada olduğu gibi benzer türden dosyalarda soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarının aksine sonradan verdiği dilekçelerle eylemi MSY kargo firmasının yetkilisi ...'ın gerçekleştirdiğini, kendisinin ürünleri kargolatmak için onun firmasına teslim ettiğini ve ürünlerin müşterilere gönderilmediğinden haberdar olmadığını öne sürdüğü, bir çok dosyada gereken araştırmanın yapıldığı, bu dosyalarda toplanan delillere göre tanığın suçu ikrara yönelik beyanda bulunmasına rağmen değiştirilen savunmanın yıllar sonra ortaya çıkması, ...nın kargo firmasının dolandırıcılık amacıyla kurulduğunu ifade etmesi, sanıkla aynı ceza infaz kurumunda bulunmuş olması, tanığın da benzer türden çok sayıda eyleminin bulunması nedenleriyle sanığın sunduğu ek savunma sübuta etkili görülmemiştir. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle eleştirilen husus dışında hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2024 tarihinde karar verildi.