Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29714 E. 2024/2022 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29714
- Karar No
- 2024/2022
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/428 E., 2016/77 K. KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/428 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 44.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. 2. Sanığın temyiz isteği; suça konu çekin sahte olduğunu bilmediğine ve üzerine atılı suçları işlemediğine ilişkindir. 3. Sanık müdafinin temyiz isteği; esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, keşideci ...'ın aracından boş şekilde çalınan suça konu çeki tespit edilemeyen bir şekilde ele geçirdiği, 24.08.2013 keşide tarihli ve 20.250,00 TL bedelli olacak şekilde tanzim edip katılanlar ... ve ... adına birinci ve ikinci ciranta olarak imzaladığı ve katılan ...'e aldığı kuruyemiş karşılığında verdiği iddia olunmuştur. 2. Mahkemece yapılan yargılamada, sanığın savunması, katılanlar ve şikayetçinin beyanı, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibarıyla sanığın eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçların sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamış, tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkûmiyet hükmü olmasına rağmen hangisinin tekerrüre esasa teşkil ettiği belirtilmemiş ise de ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/134 Esas, 2013/320 Karar sayılı kararında açıkladığı üzere hükümlülüklerinden en ağır olanının esas alınması hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanık müdafiinin herhangi bir mazeret dilekçesi bulunmadan hüküm duruşmasında hazır olmadığı belirlenmekle, Mahkemece mazeretsiz şekilde duruşmaya iştirâk etmeyen savunma makamına esas hakkındaki mütalaaya karşı sanığın bu yönde talebi bulunmadığı da gözetildiğinde savunmasını hazırlamak üzere re'sen süre tanınmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafinin savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/428 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin , Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.