Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/31525 E. 2024/1910 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/31525
Karar No
2024/1910
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/140 E., 2016/16 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/140 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı maddenin son fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 58.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararı temyiz ettiğine ilişkin olup gerekçe içermemektedir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, ne şekilde ve kimden temin ettiğine ilişkin bilgi ve belge sunamadığı, keşideci şirket yetkilisi katılan ...'a ait hesaba bağlı olarak verilen 08.07.2015 keşide tarihli, 28.000,00 TL bedelli ve emrine düzenlenmiş suça konu çalıntı çek karşılığında katılanlar ... ve ...'in hayvanlarını satın almak suretiyle menfaat temin ettiği, katılanlar ... ve ...'in de söz konusu çek karşılığında, katılan ...'ten araç satın aldıkları iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanığın savunması, ... suça konu çeki ...da hayvan pazarında ... isimli kişiye sattığı hayvanları karşılığında aldığına, kendisinin de daha sonra bu çek karşılığında ... ve ...'den hayvan aldığına, çeki aldığı kişinin yanında bir kişi daha olduğuna ve hatırladığı kadarıyla isminin Tuğrul olduğuna, onlara 6 tane büyükbaş hayvan sattığına, buna karşılık kendisine 28.000 TL'lik çek ve 2.000 TL de peşin para verdiklerine, çeki aldığında üzerinin boş olduğuna, çeki kendisinin dolduracağını söylediklerine, çeki onların doldurarak kendisine verdiklerine, sadece çekin arka kısmındaki ciro hanesinde bulunan isim ve imzanın kendisine ait olduğuna, suç işleme kastı bulunmadığına ... ilişkin olup dosya kapsamı itibarıyla sanığın savunmalarına itibar edilmediği anlaşılmıştır.

3. Kriminal rapor ile suça konu çekin ön yüzündeki yazılar ile arka yüzündeki sanığa ait ciro yazılarının aynı şahıs eli ürünü olduğu tespiti yapılmıştır. 4. Suça konu çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi veya aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek fiille işlenmesi" durumlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, aynı anda veya bir kişiye yönelik eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında; sanığın çek hesabı sahibi şirket yetkilisi katılan ... ile suça konu çekin katılanlar ... ve ... tarafından aralarındaki araç alışverişi nedeniyle kullanıldığı katılan ...'e yönelik bir eyleminin bulunmadığı; baba oğul olan katılanlar ... ve ... yönünden, alışverişin sanık ile katılan ... arasında gerçekleştiği, katılan ...'in suça konu çeki araç satışına ilişkin alışveriş sırasında katılan ...'e verirken ciroladığı, dolayısıyla sanığın katılanlar ... ve ...'e yönelik de ayrı ayrı menfaat teminine yönelik bir eyleminin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla cezaya hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş, bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/140 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/140 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci bendinden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulandığı paragrafın tamamen çıkartılması, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 52 nci maddelerinin uygulandığı paragraflar ile sonrasında gelen neticeten hapis ve adli para cezalarının belirlendiği paragraftaki sırasıyla “4 yıl 2 ay hapis ve 2.916 gün”, "2.916 gün", "58.320 TL" ve "4 yıl 2 ay hapis ve 58.320 TL adli para cezası" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla “3 yıl 4 ay hapis ve 2.333 gün", "2.333 gün", "46.660 TL" ve "3 yıl 4 ay hapis ve 46.660 TL adli para cezası” ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/31525, K. 2024/1910, T. 20.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-31525-e-2024-1910-k-5e9b4269da29