Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29765 E. 2024/16 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29765
- Karar No
- 2024/16
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/316 E., 2016/16 K. ŞİKÂYETÇİ : Yapı Kredi Bankası A.Ş. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının... olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama 1.Şikâyetçi vekilinin temyizi yönünden; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının kapsam ve niteliğine göre suçlardan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekilinin katılma talebinin reddine ilişkin 14.01.2016 tarihli ara kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bu sebeple katılan sıfatı bulunmayan Yapı Kredi Bankası A.Ş.nin kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. 2. Sanık müdafiinin temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2015 tarihli ve 2015/2159 sayılı iddianamesiyle sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle ... Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2016 tarihli ve 2015/316 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararıyla sanığın; a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 3. Tebliğnamede, sanık hakkında kurulan hükümlerin hak yoksunluklarının tatbiki yönünden düzeltilmek suretiyle onanmasına dair görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Şikâyetçi vekilinin temyizi; bankanın adının suç işlenirken kullanılmasının müşteriler nezdindeki itibarlarını sarstığına ve bu nedenle bankanın suçtan doğrudan zarar gördüğüne, katılma talebinin reddine dair ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık müdafiinin temyizi; sanığın üzerine atılı suçları işlemediği için beraat etmesi gerektiğine, eksik araştırma ile mahkûmiyet hükümleri kurulduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın ne şekilde ele geçirdiğini ispat edemediği yasal unsurları haiz, bilirkişi raporu ve Mahkeme gözlemine göre sahte olup aldatıcılık niteliği bulunan 20.000,00 TL tutarlı, 25.06.2013 keşide tarihli, keşidecisi...... Şirketi olan, lehtarı ve aynı zamanda birinci ciranta yazı ve imzası sahte olan çeki 27.05.2013 tarihinde katılan ...'a vererek 06 FYN.... plaka sayılı aracı satın almak sureriyle menfaat temin edip resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia ve kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında da izah edildiği üzere şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık Müdafiinin Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Dair Temyizi Yönünden 1. Sanık hakkında suç mahkûmiyet hükmü kurulurken hem gerekçede hem de temel cezanın belirlenmesi sırasında suçun işleniş şekli, sanığın kastının yoğunluğu, belgenin değerinin fazlalığı da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle takdiren ve teşdiden denmesine ve hapis cezasının da alt hadden uzaklaşılarak belirlenmesine rağmen, adli para cezasının alt sınırdan tayin edilerek eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. C. Sanık Müdafiinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Dair Temyizi Yönünden 1. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan araştırmada aynı sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan hukuki kesintiye de uğramamış, benzer türden Dairemizde temyiz incelemesine konu olan derdest ve adli sicil kaydına göre de kesinleşmiş bulunan başkaca yargılama dosyalarının bulunduğu, Bu cümleden olarak; a) ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2014/340 Esas, 2015/37 Karar sayılı yargılama dosyasında sanığın 27.06.2013 tarihinde keşidecisi Arora Turizm görünen tamamen sahte 40.000,00 TL tutarlı çeki Ebubekir Erdoğan'a vererek araba satın aldığı, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası tatbik edilmesine dair mahkûmiyet hükmünün Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19.01.2023 tarihli ve 2021/18688 Esas, 2023/232 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, b) ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.07.2014 tarihli ve 2014/190 Esas, 2014/206 Karar sayılı yargılama dosyasında sanığın 14.08.2013 tarihinde tamamen sahte 35.000,00 TL tutarlı, keşidecisi Mehmet Fatih Korkmaz, lehtarı ve ilk cirantası Recep Öz olan çeki Suat Aksoy'a vererek araba satın aldığı, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 3 yıl hapis cezası tatbik edilmesine dair mahkûmiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 29.01.2020 tarihli ve 2017/13697 Esas, 2020/1106 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, c) ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2014/135 Esas, 2014/200 Karar sayılı yargılama dosyasında sanık ...'ın şeriği olan ... ile birlikte 14.03.2013 tarihinde tamamen sahte, keşidecisi Kazim Takmaz, lehtarı ve ilk cirantası Recep Öz olan 22.000,00 TL bedelli çeki Cihanker Ölmez'e vererek araba satın aldığı, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2017/29828 Esas, 2021/993 Karar sayılı kararı ile ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli ve 2014/104 Esas, 2014/371 Karar sayılı dosyasına atıf yapılarak mümkün ise bu dosya ile birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin tatbiki bakımından değerlendirilmesi için bozulduğu, Diğer taraftan atıf yapılan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin yargılama dosyasında ise sanık ...'ın şeriği olan ... ile birlikte 10.04.2013 tarihinde tamamen sahte, keşidecisi Kazim Takmaz, lehtarı ve ilk cirantası Recep Öz olan, çek numarası diğeriyle ardışık 15.000,00 TL bedelli çeki Murat Kayardı'ya vererek araba satın aldığı, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2018/1118 Esas, 2021/986 Karar sayılı kararı ile ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2014/135 Esas, 2014/200 Karar sayılı yargılama dosyasına atıf yapılarak mümkün ise bu dosya ile birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin tatbiki bakımından değerlendirilmesi için bozulduğu, Her iki yargılama dosyasının bozulması neticesince ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinde birleştirildikleri, Mahkemesince 20.05.2022 tarihli ve 2021/120 Esas, 2022/238 Karar sayılı yargılama dosyasında sanık ... ve şeriği ... hakkında iki ayrı katılandan sahte çekler vererek kısa zaman aralıklarında iki ayrı araba almaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinde zincirleme şekilde tek bir resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğu kabulüyle sanıkların ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına hükmedildiği, anılan ilamların sanıklar tarafından temyizi üzerine yargılama dosyasının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin arşivinde 2022/8092 Esas numarasında kayıtlı ve derdest olduğu, d) ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2014 tarihli ve 2014/190 Esas, 2014/201 Karar sayılı yargılama dosyasında sanığın Yapı Kredi Bankasına ait, tamamen sahte 20.000,00 TL tutarlı keşidecisi... lehtarı ... olan çeki 22.05.2013 tarihinde araba satın alarak...a verdiği, Garanti Bankasına ait, 40.000,00 TL tutarlı, keşidecisi ...Şirketi, alacaklısı ...olan çeki ise 10.06.2013 tarihinde araba satın alarak ......'a verdiği ve sanığın ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2021/51 Esas, 2022/194 Karar sayılı kararıyla zincirleme surette resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine hükmedildiği, ancak sanığın (c) alt paragrafında belirtilen fiilleri ile bu fiillerin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği gerekçesiyle zincirleme suç hükümlerinin tatbikiyle (c) bendindeki ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2 yıl 1 ay hapis cezasının mahsubu ile 7 ay hapis cezasının infaza esas alınmasına karar verildiği ve anılan bu ilamın sanık ... tarafından temyizi üzerine yargılama dosyasının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin arşivinde 2022/10389 Esas numarasında kayıtlı ve derdest olduğu, e) ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2014/183 Esas, 2016/34 Karar sayılı yargılama dosyasında sanığın Yapı Kredi Bankasına ait tamamen sahte, 27.000,00 TL bedelli, keşidecisi..... Şirketi ve lehtarı ... olan inceleme konusu ... 10. Ağır Ceza Mahkemesindeki çek ile aynı seri numaralı çeki 27.06.2013 tarihinde araba satın alarak ...'ya verdiği ve sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükmün sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yargılama dosyasının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin arşivinde 2021/39127 Esas numarasında kayıtlı ve derdest olduğu, Anlaşılmıştır. 2. Sanığın suça konu sahte çeki 27.05.2013 tarihinde katılan ...'a verdiği iddia ve kabul edilen olayda; UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan (1) numaralı paragrafta belirtilen, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesintinin de olmadığı tespit edilen birden çok derdest ve kesinleşmiş dosyasının bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, aynı anda verilen çekler yönünden ise 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği de gözetilerek, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında (1) numaralı paragrafta izah edilenler ile varsa başkaca sahtecilik eylemlerinin ve bağlantılı dava dosyalarının araştırılıp, mümkün olması halinde tüm davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, eksiklikler tamamlandıktan sonra sanığın çekleri aynı anda ya da farklı zamanda verip vermediği de tespit edilerek eylemlerinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gereken bir durumun var olup olmadığının, farklı zamanlarda işlediği eylemlerinde suç kastını yenileyip yenilemediği, suç kastını yenilememiş ise zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının hüküm yerinde tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde de YCGK' nın 15.03.2016 tarihli, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi, tayin olunacak cezanın kesinleşmiş cezaların altında kalması halinde ise ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Dair Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen hususlar dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık Müdafiinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Dair Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.