Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/2627 E. 2023/10793 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2627
- Karar No
- 2023/10793
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/464 E., 2016/167 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ...10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/464 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1. ...İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü Narkotik Suçlar Büro Amirliğince, İstanbul iline 06 ... 8... plaka sayılı araç öncülüğünde 34 ... 1...1 plaka sayılı araç ile uyuşturucu madde nakli yapılacağı istihbari bilgisinin alınması üzerine suç tarihinde saat 14.00 sıralarında ... mevkiinde uygulama noktası oluşturulduğu, 06 ... 8... plaka sayılı aracın saat 17:10 sıralarında durdurulduğu, bu araçtan yaklaşık 5-6 dakika sonra 34 ... 1...1 nolu aracın durdurulduğu, araçta bulunan sanıktan kimliğinin istenilmesi üzerine, Volkan Bulut adına sahte olarak düzenlenmiş ancak üzerinde sanığın fotoğrafının bulunduğu suça konu belgeyi ibraz ettiği, bu ve diğer araçtaki şahısların hareketlerinden şüphelenilmesi üzerine detaylı araştırma yapıldığında sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiği ayrıca 34 ... 1...1 plakalı araçta 6 adet el bombası, 3 adet tabanca, 4 adet şarjör ve 2 adet susturucunun ele geçirildiği (bu suç unsurlarına ilişkin ayrıca soruşturma yürütüldüğü), sanık hakkında Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesince resmi belgede sahtecilik suçundan yakalama emrinin bulunduğu belirlenmiştir. 2. Soruşturma aşamasında susma hakkını kullanan sanık, kovuşturma aşamasında eylemi ikrar etmiştir. 3. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından tanzim olunan, 15.12.2015 tarihli raporda; " ... söz konusu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak oluşturulduğu," görüşü açıklanmıştır. 4. Mahkemece, suça konu belge duruşmada incelenmiş, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirilmiş ve aldatıcı niteliğinin bulunduğu kanaatinin açıklandığı belirlenmiştir. 5. Sanığın aracında ele geçirilen suç unsurları yönünden herhangi bir evrak tanzim edilmeden sanığın gerçek kimlik bilgilerinin tespit edildiği saptanmıştır. 6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu Yönünden 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması, verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahati oluşur. Somut olayda sanığın, hakkındaki yakalama kararlarından kaçmak amacıyla sahte olarak düzenlenmiş sürücü belgesini emniyet güçlerine ibraz ettiği, aracında yapılan aramada uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi üzerine bu suçtan adli soruşturmaya başlanılmadan gerçek kimlik bilgilerini beyan ettiği ve bu suç yönünden tüm adli işlemlerin sanığın gerçek kimlik bilgileri üzerinden yürütüldüğü anlaşılmakla, kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi işlemediği bir suçun faili olarak göstermeyen sanığın eyleminin, 5326 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu ve aynı Kanun’un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen idari para cezası yaptırımını gerektirdiği ancak 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen zamanaşımı süresinin eylemin gerçekleştiği 14.06.2015 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle ...10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/464 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Başkasına ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle ...10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/464 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA; ancak sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen idari para cezasının miktarına göre aynı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi ile 5326 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.