Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22524 E. 2026/5205 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22524
- Karar No
- 2026/5205
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/129 E., 2015/350 K. SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticileri ile ... yöneticilerinin dolandırıcılığı HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
A.Sanıkların, Katılan ...'e Karşı İşlediği İddia Edilen Tacir Veya Şirket Yöneticileri İle ... Yöneticilerinin Dolandırıcılığı Suçu Yönünden Sanıklara yüklenen "Katılan ...'e karşı işlediği iddia edilen tacir veya şirket yöneticileri ile ... yöneticilerinin dolandırıcılığı" suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıkların, katılan ...'a karşı işlediği iddia edilen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle ve tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı ve katılanlar ...'e ve Katılan ...'a karşı işlediği iddia edilen özel belgede sahtecilik suçları yönünden yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-Sanıkların, Katılan ...'a Karşı İşlediği İddia Edilen Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle ve Tacir Veya Şirket Yöneticilerinin Dolandırıcılığı Suçu Yönünden İddia edilen suçun niteliği, "Tacir Veya Şirket Yöneticilerinin Dolandırıcılığının" yanı sıra, aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d maddesinde düzenlenen "kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" olmasına rağmen Mahkemenin gerekçeli karar başlığında sadece "tacir veya şirket yöneticileri ile ... yöneticilerinin dolandırıcılığı" şeklinde yazılması, Mahkemesince düzeltilebilir nitelikte yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçların yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Sanıkların, Katılanlar ...'e ve Katılan ...'a Karşı İşlediği İddia Edilen Özel Belgede Sahtecilik Suçları Yönünden Sanıklara yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık ...'nin sorgusunun yapıldığı 04.03.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
07.05.2026 tarihinde karar verildi.