Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/2007 E. 2026/5259 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2007
- Karar No
- 2026/5259
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/377 E., 2025/459 K. SUÇ :Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç adının "herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık" yerine "güveni kötüye kullanma" olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
Sanık hakkında Aydın 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2020/280 Esas, 2023/437 Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararının, Dairemizin 17.04.2025 tarihli ve 2024/1223 Esas, 2025/4665 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş ise de; sanığa yüklenen "herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık" suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan TCK’nın 142/1-(b) maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında ilk mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 05.03.2015 tarihinden, ikinci mahkumiyet hükmünün verildiği 13.07.2023 tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.