Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30645 E. 2026/5688 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/30645
Karar No
2026/5688
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik karara karşı itiraz yoluna başvurulması sonucu ilgili mercii tarafından itirazın reddine karar verildiği ve bu karara karşı da herhangi bir şekilde temyiz yasa yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla, temyiz incelemesi sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin ve sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanık ...'ın temyiz başvurularıyla sınırlı olarak yapılmıştır.

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Gerekçeli karar başlığında resmi belgede sahtecilik suçundan 05.08.2014 ve nitelikli dolandırıcılık suçundan 01.10.2014-01.06.2015 olması gereken suç tarihlerinin "09/01/2016 - 01/06/2015" olarak hatalı yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.

1.Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

2.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 01.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 3.Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden Sanığın engelli olan oğlu için evde bakım hizmet bedeli alabilmek amacıyla eşi sanık ... adına 05.08.2014 tarihli başvuru sonrası 01.10.2014-01.06.2015 tarihleri arasında toplam 6.275,34 TL almak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda, dosyadaki sahte ve gerçek rapor asılları incelendiğinde engel oranının %58 olup sadece rapor aslındaki sürekli ağır engeline dair kısımdaki "hayır" yazısının "evet" olarak değiştirerek, sürekli ağır engeli bulunduğu şeklinde sahte renkli fotokopi raporun verildiği, bu raporun geçerli olup olmadığının kurum tarafından denetlenmesinin mümkün olduğu halde araştırılmadığı gibi Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 7. maddesine göre: "İl/ilçe müdürlüğüne bildirimi yapılan ve bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen belgeleri tamamlanan engelli ve ailesi hakkında, bakım hizmetleri değerlendirme heyeti, engelliyi ve ailesini ikametgâhında, ikametgâh adresinde yaşamıyorlar ise fiilen yaşadıkları yerde ziyaret ederek, bakım raporunu hazırlar" ve komisyon değerlendirmesi sonrası engellinin raporu doğru olsa bile olumsuz değerlendirme yapılabileceği, buna göre sanığın oğlu hakkında da 01.09.2014 tarihli "Bakım Raporu Formu" başlıklı komisyon üyelerinin imzasını taşıyan belge içeriğine göre, hastanın evde bakıma muhtaç olup olmadığı hususunda yerinde denetleme yapıldığı ve yapılan denetim sonrası evde bakım hizmet bedeli ödenmesinin uygun olduğuna dair 11.10.2014 tarihli evrak düzenlenip maaş bağlandığı anlaşıldığından, kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak nitelikte bir hileli hareket bulunmadığından sanığın sanığın beraati yerine mahkumiyet kararı verilmesi,

Kabule göre de; a)Başvuru sonrası 01.10.2014-01.06.2015 tarihleri arasında her ay maaş alındığı anlaşıldığından sanığın 5237 sayılı TCK'nin 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,

b)Gerekçeli karar başlığında 01.10.2014-01.06.2015 olması gereken suç tarihlerinin "09/01/2016 - 01/06/2015" olarak hatalı yazılması,

Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/30645, K. 2026/5688, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-30645-e-2026-5688-k-96b7b32dd3fa