Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19552 E. 2023/9260 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19552
Karar No
2023/9260
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/162 E., 2015/311 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, iftira HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/162 Esas, 2015/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. İftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine ilişkindir. 2. Katılanlar vekilinin temyiz isteği; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğine, katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir. 3. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında olmak üzere katılanlara yönelik birden fazla defa hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlemek suretiyle yaklaşık 42,301,27 TL'Iik miktarı yedine geçirdiğinin kabul edilmesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın katılanların sahibi olduğu ... isimli iş yerinde kasiyer olarak çalıştığı, sanığın 01.09.2014ile 24.11.2014 tarihleri arasında katılanlara ait ... isimli iş yerine gelen müşterilerin aldığı mallara önce fiş kestiği ve parasını tahsil ettiği, daha sonra ise kasa iptal tuşuna basmak suretiyle alışveriş yapan müşterilerin fişlerini iptal ederek ya da fiş içerisindeki bir kısım ürünlerin satışını iptal ederek müşterilerin ödediği miktardan kısmen ya da tamamen yedine para geçirdiği, hatta güvenlik kamera görüntülerine yansıdığı üzere ürün iptali yaptığı fişlerde iptal edilen ürünlerin fiyatını hesap makinasıyla toplayarak yedine geçireceği miktarı hesapladığı, bu suretle yaklaşık 42.341,27 TL'lik miktarı yedine geçirdiği, olayın 24.11.2014 tarihinde katılanlar tarafından fark edildiği, sanığın çantasında yedine geçirdiği miktarın bir kısmı olan 9.020 TL paranın bulunduğu, bu durumun katılanlarca tespit edilmesi üzerine sanığın ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne işlediği suçtan kurtulmak amacıyla katılanların üzerinde bulunan parayı zorla aldıklarına dair şikâyette bulunduğu ve katılanlar hakkında sanığın şikâyeti üzerine yürütülen soruşturmada yağma suçundan ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği bu suretle sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve iftira suçlarını işlediği iddiasıyla işbu kamu davası açılmıştır.

2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçları kabul etmemiştir. 3. Katılanlar aşamalarda benzer beyanlarda bulunarak iddialarını tekrarlamışlardır. 4. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçlan işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE A. İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 21.05.2015 tarihli mahkûmiyet karan olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B.Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya; toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ve katılanlar vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1. Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiş, 2. Sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında olmak üzere katılanlara yönelik değişik zamanlarda birden fazla kez hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlemesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Kendilerini vekille temsil eden katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş, 4. 5237 sayılı Kanun'un 53 ncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal karan ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR A. İftira Suçundan Kurulan Hiikiim Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015tarihli ve 2015/162 Esas, 2015/311 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B.Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm YönündenGerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/162 Esas, 2015/311 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/19552, K. 2023/9260, T. 01.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-19552-e-2023-9260-k-16d8c1eb037a