Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/7192 E. 2023/8485 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/7192
- Karar No
- 2023/8485
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/332 E., 2015/225 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/332 Esas, 2015/225 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 211 inci maddesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 159 uncu, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık ... hakkında verilen hükümlerin onanması, sanık ... hakkında verilen hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; taraflar arasında hukuki ilişkiye dayanan bir alacak olmadığına, sanıkların sahte evrak tanziminden ve nitelikli dolandırıcılıktan ikişer kez cezalandırılmaları gerektiğine ve kararın bozulmasına, Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; sanık ...'nun suça konu senetle, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarıyla ilgisi olmadığına, sadece ...'a ait 181.000 TL'nin teslimine aracılık ettiğine, sanık ...'ın da katılan tarafından verilen senedi gerçekliğine inanarak takibe koyduğuna, sanıkların üzerlerine atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıkların, aralarındaki ortaklık anlaşması kapsamında katılana ödemeler yaptıkları, daha sonra anlaşmazlık çıkınca ödedikleri paraların iadesini istedikleri, ancak katılanın sanıkların istediği miktarda ödeme yapmayı kabul etmediği, bunun üzerine sanıkların alacaklısı sanık ..., borçlusu katılan ... olan suça konu senedi düzenleyip icra takibine konu ettikleri, katılanın imzaya itirazı üzerine suça konu senetteki imzanın katılan ...'e ait olmadığının anlaşıldığı, bu şekilde sanıkların hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanıklar hakkında gerekçeleri açıklanarak takdiri indirim uygulandığı ve yine gerekçeleri açıklanmak suretiyle haklarında 5237 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır. 3. Suça konu senedin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanık hakkında, diğer sanık ...'ın üzerine atılı suçları iştirak halinde işlediği kabulü ile mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; dosya kapsamı itibarıyla sanık ... tarafından yurt dışından gönderilen paraların katılan ...'e teslimine aracılık etme dışında, sanık ... tarafından icra takibine konu edilen senedin temini ile kullanılmasına ve bu şekilde menfaat elde etme fillerine ne şekilde iştirak ettiğine dair deliller karar yerinde tartışılmadan yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine hükmedilmesi nedeniyle hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 12.11.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/332 Esas, 2015/225 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.