Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/3600 E. 2024/4416 K. – Özel Belgede

Konu: Özel Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3600
Karar No
2024/4416
Karar Tarihi
Konu
Özel Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/980 E., 2016/220 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/980 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekili temyizinde özetle; veresiye altın satışı uygulaması bulunmadığı, sanığa böyle bir yetki verilmediği, sanığın şahitle anlaşarak güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik eylemi işlediği, sanığın bir başka dosyada katılanın altınlarını almaktan yargılandığı, 5237 sayılı Kanun’un 211 inci maddesi kapsamındaki konuların beraat sebebi yapılamayacağı gerkeçeleri ile kararın bozulması istenmiştir.

III. GEREKÇE 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 28.01.2016 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/980 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/3600, K. 2024/4416, T. 27.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-3600-e-2024-4416-k-eb48ad4ab8e7