Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/1238 E. 2023/8329 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/1238
- Karar No
- 2023/8329
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/420 E. 2015/238 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2015 tarihli ve 2013/420 Esas, 2015/238 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri (sanık ... hakkında ayrıca 58 inci maddesi) uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına sanık ... hakkında ayrıca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'in temyiz isteği; hükmü temyiz ettiğine ilişkindir. 2. Sanık ...'nün temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine ve suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece; fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların, sanık ... adına Z.Bankası ... Şubesi'nden kredi çekerek aralarında paylaşmak üzere anlaştıkları, bunu gerçekleştirmek üzere sanık ...'in fotoğrafının Ö.A. adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanına yapıştırıldığı ve suça konu bu nüfus cüzdanı ile birlikte bankaya gittikleri, temyiz dışı sanık ...'in banka dışında beklediği, sanıklar Kemal ve Mustafa'nın bankaya girdikleri, Kemal'in konuşmakta zorluk çekmesi nedeniyle bankada görevli N.M.ye durumu anlattıkları, görevlinin kredi başvurusu için kimlik kartını istediği ve sanık ...'in nüfus cüzdanını verdiği, banka görevlisinin sistemden yaptığı kontrol sırasında nüfus cüzdanındaki fotoğrafın Ö.A.ya ait fotoğrafla uyum sağlamadığını görmesi üzerine durumu güvenliğe bildirdiği ve sanıkların yakalandıkları, bu şekilde atılı suçu işlediklerinden cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. Sanık ...'in üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği, sanık ...'nın kabul etmediği belirlenmiştir. 3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu nüfus cüzdanı belgesinin aslı, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, kurumların cevabi yazıları, sanıkların nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur. 4. Suça konu nüfus cüzdanı belgesinin Mahkemece incelendiği ve aldatma kabiliyeti bulunduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden, Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemece "...sanıkların suç işleme hususundaki eğilimleri, suçun işleniş biçimi de gözönüne alınmak suretiyle sanıkların hakkında verilen cezanın CMK'nın 231 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinde bir daha suç işlemeyeceklerine ilişkin kanaat oluşmadığından,..." şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamış ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 13.05.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenlerle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2015 tarihli ve 2013/420 Esas, 2015/238 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2015 tarihli ve 2013/420 Esas, 2015/238 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2023 tarihinde karar verildi.