Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/7095 E. 2023/7966 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/7095
Karar No
2023/7966
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/627 E., 2015/611 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2015 tarihli ve 2014/627 Esas, 2015/611 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükümde neden-sonuç ilişkisi bulunmadığına, sanık lehine yasal ve takdiri indirim sebeplerinin uygulanmadığına ve hükmün eksik inceleme neticesi verilmiş olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanın et ticaretiyle uğraştığı, kendisini ... olarak tanıtan sanıkla et alım satımı konusunda anlaştıkları, sanığın katılana 25.10.2012 düzenleme tarihli 120.000,00 TL bedelli ve 29.10.2012 düzenleme tarihli 27.391,00 TL bedelli iki adet bono verdiği, bonoların verilmesi üzerine katılanın, sanığın aracına et ürünlerini yüklediği, vadesi geldiği halde senetlerin ödenmemesi üzerine katılanın sanığa ulaşmaya çalıştığı, yaptığı araştırmada sanığın gerçek adının ... olduğunu öğrendiği ve davaya konu iki adet bonoyu imzalayarak kendisine veren şahıs olduğunu kesin olarak teşhis ettiği iddia olunmuştur. 2. 08.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda sözleşme ve senetteki imzaların sanığın eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. 3. Mahkeme tarafından tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; sanığın sahte bir isim yazmak ve sahte senetleri düzenleyip kullanmak suretiyle hileli davranışlarla katılanı aldatarak kendisine menfaat temin ettiği kabulü ile temyize konu hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu nedeniyle bozmayı gerektirmiştir. B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ve 777 nci maddeleri uyarınca bonoda lehtarın yazılı bulunması zorunludur, dosya içerisinde fotokopisi bulunan suça konu senetlerde belirtmemesi nedeniyle senetlerin bono vasfını taşımadıkları ve özel belge niteliğinde oldukları ve sanığın eyleminin “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2015 tarihli ve 2014/627 Esas, 2015/611 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/7095, K. 2023/7966, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-7095-e-2023-7966-k-e14c2ed5d8a1