Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/6772 E. 2023/9227 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/6772
Karar No
2023/9227
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/626 E., 2015/1102 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi Onama, kısmi Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.0215 tarihli ve 2014/626 Esas, 2015/1102 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii, süre tutum dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçundan yakalanan sanığın kendisini ... olarak tanıtıp ...'ın kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş kendi fotoğrafını taşıyan nüfus cüzdanını ibraz ettiği, ...'ın kimlik bilgilerine göre uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçundan soruşturma yürütüldüğü ve kamu davası açıldığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmasında, suçlamayı kabul ettiğini ifade etmiştir. 3. Dosyada mevcut uzmanlık raporunda, "Belgenin ön yüzünün çift kat lamine ile arka yüzünün üç kat lamine ile kaplı olduğu, fotoğraf hanesindeki mevcut fotoğrafın kenarlarının usulüne uygun kesimli olmadığı, belgenin arka yüzünde görünen mühür izi izdüşümünün belgenin ön yüzünde ve mevcut fotoğraf üzerinde sathi bir şekilde oluştuğu, belgenin fotoğraf hanesinde mevcut fotoğraftan farklı bir kenar izi görüntüsünün bulunduğu, fotoğraf değişikliği suretiyle tahrifat yapıldığı ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu" belirtilmiştir. 4. Mahkemece suça konu belge duruşmada incelenerek belgenin üzerinde herhangi bir kazıntı ve silintinin bulunmadığı, sahte olduğuna delalet edebilecek gözle görülür bir emarenin bulunmadığı kabul edilmiştir. 5. Şikâyetçi ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2014 tarihli ve 2014/1480 esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve sanığın ... kimliği ile tutuklandığına dair bilgi ve belgelerin dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır. 6. Şikâyetçi ...'ın 13.03.2014 tarihli suç duyurusu ile olay ortaya çıkmış ve sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Dosyada aslı bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde Heyetimizce yapılan incelemede; Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun Uygulamasına ilişkin Yönetmelik'in 130 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen "soğuk damga fotoğraf üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanını plastikle kaplanması işleminden sonra ayyıldıza doğru uygulanır." hükmüne uygun olarak fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin olmadığının, fotoğrafın fotoğraf hanesine uyum sağlamadığının, belgeye sonradan yapıştırılmış olduğunun ilk bakışta kolaylıkla anlaşılması karşısında; nüfus cüzdanının bu hali ile aldatıcılık niteliği bulunmadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, 2. Kabule göre de; Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibareleri yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle, hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası, "İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır" şeklinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin altıncı cümlesi uyarınca başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu, seri muhakeme usulünün uygulanacağı suçlar arasında sayılmıştır. Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun sübut bulduğu, bu suçtan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. 2. Sanık hakkında şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 269 uncu maddesi uygulanmak suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.0215 tarihli ve 2014/626 Esas, 2015/1102 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6772, K. 2023/9227, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-6772-e-2023-9227-k-3cd6abd728a0