Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/4903 E. 2023/7053 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/4903
- Karar No
- 2023/7053
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/238 E. 2015/413 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi Onama, kısmi bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, Cumhuriyet savcısının resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanık lehine temyiz talebinde bulunduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin,12.10.2015 tarihli ve 2015/238 Esas, 2015/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre karar verilmiştir. 2.Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre karar verilmiştir. B.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.10.2020 tarihli, 2020/88716 sayılı ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükmün onanması ile resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin ikinci fıkrası tatbik edilmeyerek eksik ceza tayini, aynı Kanun'un 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca kesin hükmün infazına başlandıktan sonra etkin pişmanlık göstermesine rağmen işbu hususun takdir ve tayine tabi tutulmadığı, sanık ...'ın iş bu eyleminin noter vekaletnamesini düzenleyen noter ve yine ifadeyi alan emniyet birimlerince sanığın kimliğinin tetkik edilmesi gerektiğinden müsnet suçu oluşturmayıp 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ... 'ın hırsızlık suçu şüphelisi olması sebebiyle kolluk ile mahkemede alınan beyanlarında ve Aksaray 2. Noterliğinde vekaletname tanzim ettirirken kardeşi olan mağdur ... (...) ...'ın kimliğini kullandığı ve mağdur adına imza attığı, ayrıca bu suretle hakkında dava açılmasına sebep olduğu, bu davada mahkûmiyet hükmü alan mağdurun hükümlü olarak cezaevine girmesine sebep olduğu anlaşılmıştır. 2. ...'ın 'ın cezaevine girmesinden sonra yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilmiş, infazın durdurulmasına ve dosyanın yeniden esas defterine kaydedilmesine karar verilmiştir. 3. Sanık savunmasında, kardeşine ait kimliği kullandığını ikrar etmiştir. 4. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen uzmanlık raporuna göre, " ... Söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasen Sibel (...) ...elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte uygun kaligrafik bulgu tespit edilemediği" bildirilmiştir. 5. Mahkemece; tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarını işlediği sabit görülerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden 1.5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılırken sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay hapis olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini Cumhuriyet Savcısının temyizinin aleyhe olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış ve tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Sanığa yüklenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinin 11 inci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen ''Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.'' şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, suç tarihi itibarıyla başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (A) alt başlığında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suretiyle İftira Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (B) alt başlığında açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.