Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/11572 E. 2023/5933 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/11572
Karar No
2023/5933
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/225 E., 2015/280 K., SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2015 tarihli ve 2015/12631 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2015/225 Esas, 2015/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca zincirleme suç hükümlerinin tatbiki yönünden ek savunma hakkı da tanınmak suretiyle 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi; sürücü belgelerinin sahte olduğunu bilmediğine, kimseyi mağdur etmediğine, trafik güvenliğini tehlikeye sokmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihi olan 23.09.2014 günü aracıyla seyir halindeyken yol uygulamasında durdurulan sanığın, A2 ve E sınıfı aynı seri numaralı sürücü belgelerini ibraz ettiği, görevlilerce sistem üzerinde yapılan kontrollerde sürücü belgelerinde yazan seri numarasının başkası adına kayıtlı olduğu ve sanığın adına sürücü belgesi bulunmadığı anlaşılmıştır. 2. Sanık, suça konu sürücü belgelerini para karşılığında Mehmet adlı bir arkadaşına yaptırdığını, motorlu taşıtlar sınavına girmediğini savunarak suçunu ikrar etmiştir . 3. Alınan ekspertiz raporuna göre; suça konu sürücü belgelerinin tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu belirtilmiştir. 4. Soğuk mühür ihtiva eden suça konu sürücü belgeleri Mahkemece gözlemlenmiş, bu gözleme göre de aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu tespit edilmiştir. 5. Mahkemece sanığın sahte sürücü belgeleri ile birlikte suçüstü yakalanması, savunması ve tutanaklar gözetilerek mahkûmiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda aynı anda ele geçen suça konu sahte sürücü belgelerinin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil elde edilmediği, buna göre eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, sahte belge sayısının 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınacağı gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2015/225 Esas, 2015/280 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/11572, K. 2023/5933, T. 07.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2019-11572-e-2023-5933-k-e21b1dcbd020