Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20257 E. 2013/9899 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/20257
- Karar No
- 2013/9899
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi SUÇ : Bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık, nüfus cüzdanında sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet 3682 sayılı Ali Sicil Kanununun 8/b. maddesinde sayılan suçlardan olan hırsızlık suçuna ilişkin hükümlülüğün, suç tarihinden önce silinme koşulları oluşmadığından sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uygulanamayacağından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanığın; suça konu çekleri aynı anda düzenleyerek verdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, 5237 sayılı Yasanın 43. maddesinin uygulanamaması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun lehe olduğu gözetilmeden 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80. maddeleri uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğu ve mahkumiyetin yasal sonucu olan hak mahrumiyetleri kararda gösterilmemiş olsa bile kazanılmış hakka konu olmayacağı nazara alınarak; hüküm fıkrasından 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi çıkartılıp yerine "5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinin eklenmesi, teselsüle ilişkin 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinin uygulamasına ilişkin bölüm tümden çıkartılıp, sonuç cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi ve hüküm fıkrasına "sanığın 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" paragrafının eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA., 2-Sanık ... müdafiinin dolandırıcılık ve nüfus cüzdanında sahtecilik ' suçundan ve Cumhuriyet savcısının sanık Sebahattin hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince: Sanıkların dolandırıcılık suçunu bankanın maddi varlığı olan çeki kullanmak suretiyle işlediğinin iddia olunmasına göre suçun sübutu halinde eylemin 765 sayılı TCK'nun 504/3, 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f maddelerinde yazılı suçu oluşturacağı ve yargılama görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık ile sanık ...'ın nüfus cüzdanında sahtecilik" suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği tarihlerden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısı ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.