Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/13685 E. 2013/15409 K.
Konu: Nitelikli Hırsızlık, Kredi Kartının Kötüye Kullanılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/13685
- Karar No
- 2013/15409
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Hırsızlık, Kredi Kartının Kötüye Kullanılması
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli hırsızlık, kredi kartının kötüye kullanılması HÜKÜM : 1- 5237 sayılı TCK'nun 142/b-1, 145, 168, 62 ve 63. maddeleri gereği 2 ay 6 gün hapis cezası, 2- 5237 sayılı TCK'nun 245/1, 62 ve 63. maddeleri gereği 2 yıl 6 ay hapis cezası I- Sanık ve müdafiinin “nitelikli hırsızlık” suçundan sanığın mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.12.2006 gün ve 301/296 sayılı kararında da açıklandığı üzere; kazanılmış hakka konu olamayacağından, kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının infaz sırasında dikkate alınması mümkün görülmüş, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması ve 5237 sayılı TCK'nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK'nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği kart ile yapılan alışverişin TCK'nun 245. maddesinin konusunu oluşturacağı düşünülmeden, değer az kabul edilip yazılı şekilde uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK’nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen hırsızlık suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanık ve müdafiinin “kredi kartının kötüye kullanılması” suçundan sanığın mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK’nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Mağdura ait farklı bankalar tarafından verilmiş kredi kartları ile değişik zamanlarda birden fazla işyerinden alışveriş yapmakta kullandığının anlaşılması karşısında; yüklenen "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" suçundan verilen cezanın TCK'nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri gereğince artırılmaması suretiyle eksik ceza tayini. 2- 5237 sayılı TCK'nun 245/1. maddesi gereğince sanığa hapis cezası yanında adli para cezası tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.12.2006 gün ve 301/296 sayılı kararında da açıklandığı üzere; kazanılmış hakka konu olamayacağından, kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilmemesi, Yasaya aykırı, 4- Şikayetçinin 21.12.2005 tarihli ifadesinde zararının karşılandığına ve şikayetçi olmadığına dair beyanı dikkate alınarak , hükümden sonra 19.12.2006 gün ve 26381 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 11. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nun 245/5. maddesi uyarınca sanık hakkında TCK'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 28.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.