Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/4823 E. 2026/4226 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4823
- Karar No
- 2026/4226
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4641 E., 2025/317 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/501 E., 2023/332 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının 29.09.2015 tarihinde sabah saatlerinde işyerinde bulunduğu esnada, işyeri müdürü ... tarafından kendisine ve diğer çalışma arkadaşlarına tahta paletlerin kazma ile parçalanması görevi verildiğini, davacı paletleri kazma ile kırmaya başladıktan sonra kopan bir tahta parçasının davacının sağ gözüne isabet ettiğini sağ gözünün ağır biçimde hasar gördüğünü, davacının hemen orada bulunan işçi arkadaşları tarafından önce .. Hastanesine götürüldüğünü, bu hastaneden de .. .. .. Göz Kliniğine yönlendirildiğini, burada gözdeki hasarın ağırlığı nedeni ile müdahale yapılamayacağı belirtilerek .. ..ş Hastanesine yönlendirildiğini, davacının gözünde fonksiyon kaybı meydana geldiğini beyanla maddi ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, müvekkilinin adresinin Van'da olduğunu, iş kazasının ..'da gerçekleştiğini, yetkili mahkemelerin Van Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı def'i ileris sürdüklerini, davacının kendisine verilmeyen bir işi yaparken yaralandığını, davacı tahta paleti ısınmak için sobaya atmak istediğinde sığmaması üzerine kırmaya giriştiğini ve kazanın böyle oluştuğunu, kazanın davacı bedeninde efor kaybına neden olmadığını, bu nedenle de maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulünün mülkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Müvekkili şirketin kusur ve sorumluluğunun olmadığını beyan ederek haksız ve nesnetsiz açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş kazasının Van'da gerçekleştiğini, müvekkilinin .. Mah. .. Sitesi ... Sok. No:../.. ../.. olduğunu, davacının ikametgah adresinin de Van'da olduğunu, davacı vekilinin işyeri adresi dışında İstanbul/Bakırköy ile işbu dosyanın hiçbir ilgisi bulunmadığını, öncelikle yetki itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, davacıya paletleri kırma konusunda talimat verilmediğini, davacının ısınmak isterken paletleri kırdığını ve olayın gerçekleştiğini, davacının iş kazasından sonra çalışmaya devam ettiğini, kusur raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, ATK raporu ve hesap raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin hatalı şekilde hesaplandığını ileri sürüp davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve davalı şirket vekilince süresinde ileri sürülen istinaf sebepleri ile re'sen bakılacak kamu düzenini ilgilendiren hususlar dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A)Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.