Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12774 E. 2026/4224 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12774
- Karar No
- 2026/4224
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/958 E., 2025/1543 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/140 E., 2025/2 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 29.06.2021 tarihinde saat 10:00 sıralarında müvekkillerin murisi ...'in, işvereni ...'ın evinin ön tarafında çalışmakta iken 07... plakalı traktör ile iş kazası geçirdiğini, iş kazası sonucunda, iş güvenliği ve tedbirlerinin işverence sağlanmaması sebebi ile olay yerinde vefat ettiğini, 15.05.1965 doğumlu ...'in 29.06.2021 günü ölmesiyle, eşi ...'in maddi desteğinden yoksun kaldığını, 6100 sayılı Kanun'un 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere, ceza mahkemesinde ve hukuk mahkemesinde belirlenecek kusur oranlarına ve uzman bilirkişiden alınacak tazminat hesap raporuna göre şimdilik 10.000,00 TL (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla), tazminat tutarları belli olduktan sonra peşin harcı yatırmak suretiyle, davacının maddi (destekten yoksun kalma) zararlarının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ettiklerini, müteveffa ...'in ani ölümü ile büyük bir çöküntü yaşadıklarını, işveren olan davalının iş güvenliğine önem vermemesi, yok sayması ile müteveffa olan çalışanı çalıştığı sırada traktörün altında kalarak acı bir şekilde hayatını kaybettiğini, davalı tarafından sigortası bile yaptırılmayan ailesine bakmak için çok zorlu şartlar altında çalışan müteveffanın vefatı ile ailesi olan davacı müvekkillerinin evlerinin babasını kaybettiğini, müteveffanın çocuklarının evlendiklerini bile göremeden hayattan göçüp gittiğini, geride kalan ev hanımı eş 2 çocuğu ile ne yapacağını bilmeyecek konumda kaldığını, çocuklarının ise genç yaşta babasız kaldığını, evin babası olmaya çalışıldığını, annelerine bakmak için çırpınırken acılarını bile doğru düzgün yaşayamadıklarını, her ölüm ani olduğunu, ancak müteveffanın traktör altında kalarak feci bir olay neticesinde olay yerinde hayata gözlerini yumduğunu, hiç bir önlem almayan, sigortasını dahi yapmayan işverenin kusurundan kaynaklanan bu kazadan sonra olay yerine gelen müvekkillerinin müteveffayı traktörün altında sıkışmış bir vaziyette gördüklerini, ellerinden hiç bir şeyin gelemeyeceği bu durumun müvekkillerde yarattığı ızdırabı anlatmanın bir yolunun olmadığını beyan ederek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ...'ın, ..'de yaşayan ve kendisine ait seralarda üretim yapmak suretiyle geçimini sağlayan ve yalnız yaşayan bir kadın olduğunu, müvekkilimin eşinin, 8-10 yıl önce vefat ettiğini, müvekkilinin tek başına sahibi olduğu seraları ekip-dikmeye çalıştığını, müvekkilinin iki oğlunun ..'da iş sahibi olduğunu, anılan seraların işlerinde annelerine yardım etme şanslarının olmadığını, bu sebeple müvekkilinin, günü birlik işçi temini suretiyle sera işlerini yürüttüğünü, müteveffa ...'in, müvekkilinin hem komşusu hem de akrabası olduğunu, müvekkilinin yalnız başına sera işleten bir bayan olması sebebiyle, müvekkilinin ...'ten zaman zaman günü birlikte yardım aldığını, bu yardımın, sera işleri ve özellikle müvekkilinin traktör kullanmayı bilmediğinden, seranın traktörle yapılacak olan işlerine yönelik olduğunu, ...'in, E sınıfı ehliyete sahip olduğunu, geçmişte uzun yol kamyon şoförlüğü de yaptığını, deneyimli bir sürücü olduğunu, ... ile müvekkilinin bu yardım ilişkisinin, öylesine alışılmış bir hale geldiğini, artık ...'in, yapılacak işleri bildiğinden, müvekkiline dahi sormadan, traktörün anahtarının yerini de bildiğinden, kendi zaman planına göre, çalışmaları sürdürdüğünü, yine anılan işlerin bir parçası olarak, bir süre önce, seranın hemen bitişiğine sera toprağına karıştırılmak üzere, 10 kamyon kadar hayvan gübresi getirildiğini, bu hayvan gübrelerinin sera içine taşınması işini de her zaman olduğu gibi ...'in yapacağını, ...'in, hayvan gübrelerini sera içine taşımak için, sera içinde traktörle rahat edebilmek adına, traktörün koruma demirini söktüğünü, aksi halde traktörün sera içinde hareket edebilmesinin mümkün olmadığını, olay günü, ...'in, müvekkilinin haberi dahi olmadan, sabah erken saatlerde, yerini bildiği traktörün anahtarını da alarak, anılan hayvan gübrelerini taşınmaya başladığını, yaklaşık 2 kamyon kadar hayvan gübresini taşıdığı sırada, traktörün arkasında bulunan ve hayvan gübresi taşımaya yarayan sepetin içine, traktörle geri gelmek suretiyle hayvan gübresi doldurmaya çalışırken, traktörün sol tekerlerinin gübre yığının üstüne çıkması ve sağ tekerlerinin de alçakta kalması sebebiyle traktör sağ tarafına devrildiğini, yine bu kazanın asıl belirleyici sebeplerinden birisi de, ...'in traktörün arkasındaki sepeti hidrolik yardımıyla yere indirmek suretiyle gübre doldurmaya yanaşması gerekirken, sepeti havada tuttuğundan traktörü devirdiğini, sepet hidrolik yardımıyla yere indirilmiş olsaydı, gübre yığınına saplanmış olacağından, sol tekerler gübre yığının üstüne çıkmış olsaydı dahi, traktörün devrilmesinin söz konusu olmayacağını, anlatılan şekilde gerçekleşen olay neticesinde devrilen traktörün altında kalan ...'in hayatı kaybettiğini, traktörün devrilme sesini duyan müvekkilinin, olay yerine koştuğunu ve traktörün devrildiğini ve ...'in traktörün altında kaldığını gördüğünü, feryat-figan haykırışlarla komşulardan yardım istediğini, somut olayla olan ilgisi bakımından ise, E sınıfı ehliyeti olanların, F sınıfı ehliyetli kullanılabilen traktörü de kullanabileceğinin açık olduğunu, bilirkişi raporunda yapılan aksi yöndeki değerlendirmenin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkiline atfedilen tek kusurun, anılan yanlış değerlendirmeye dayalı traktör kullanmaya yetkili ehliyet sınıfı yönünden olduğunu, bu hususunda kanuni dayanağının açıklığa kavuşturulduğunu, müvekkiline atfedilecek hiçbir kusurun olmadığının şüphesiz olduğunu, beyan ederek, davacının davasının reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; destekten yoksun kalma tazminatına yönelik ıslah yapılmadığı, davacının (dava dilekçesinde ileri sürdüğü) destekten yoksun kalma tazminatı ve (ıslah dilekçesinde ileri sürdüğü) cismani zarar tazminatı olarak talep ettiği kalemlerin her birinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği, harcın eksik yatırıldığı, her bir talep ayrı ayrı zamanaşımına uğradığı, itibar edilmediği, davalıya atfedilen kusurların kabulünün mümkün olmadığı, sayılan sebeplerin hiçbirisi traktör devrilmesi olayının sebebi olmadığı, kazanın müteveffanın "kural dışı sürücü hareketi" ve "dikkatsiz ve tedbirsiz" davranışları neticesinde gerçekleştiği, alınan aktüerya raporlarının açık hesap hataları içerdiği, kusurlu olmadığı ortaya konulduğundan aleyhine manevi tazminata hükmedilmesi mümkün olmadığı gibi hükmedilen manevi tazminat miktarlarına da itiraz edildiğinden bahisle istinaf yasa yoluna başvurmuştur. C. Değerlendirme ve Gerekçe Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, ..." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.