Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12602 E. 2026/4222 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12602
Karar No
2026/4222
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1689 E., 2025/856 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/340 E., 2023/225 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa ...’ın 11.10.2021 tarihinde geçirdiği iş kazasında vefat ettiğini, işverenin %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası davacılara maddi ve manevi destek yapılmadığını, sebebiyle müteveffanın eşi ve çocukları için 90.000 TL maddi ve 125.000 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 10.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... için maddi tazminat alacağını 68.420,00 TL olarak, davacı ... ... .. için maddi tazminat alacağını 70.291,00 TL olarak, davacı ... için maddi tazminat alacağını 19.798,00 TL olarak belirlemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vefatın iş kazası değil kalp krizi sebebiyle ecelen olduğunu, davalının %10 kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, davalının kusurunun bulunmadığını, davacı tarafa 10.000 TL maddi destekte bulunduklarını, .., ... .. ve .. ..’ın 18 yaşını doldurmuş olması sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanamadıklarını, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını ve sigorta şirketine ihbarını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Davanın kısmen kabulü ile 1-Davacı ... yönünden; 68.420,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacı ... yönünden; 70.291,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı ... yönünden; ispatlanamayan maddi tazminat talebinin reddine, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı ... yönünden; ispatlanamayan maddi tazminat talebinin reddine, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının eksik yargılama ile verildiğini, iş kazasında davalı işverenin %100 kusuru ile hayatını kaybeden işçinin vasıfsız bir işçi olmadığını, Mahkemenin ücret konusunda taraflara ve tanıklara vefat eden işçinin maaşı konusunda bir soru sormadığını ve yargılama sırasında haklı taleplerinin kabul etmediğini ve emsal ücret araştırması yapmadan asgari ücreti esas alınarak bilirkişiye verildiğini ve eksik olan asgari ücret ile karar verdiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, eksik yargılama yapıldığını, Mahkemenin maddi tazminat kalemlerini düşük asgari ücret ile değil vefat eden işçinin kalifiye işçi-ustabaşı olması nedeniyle emsal ücret araştırması yaptıktan sonra dosyaya hesap bilirkişisine göndermesi gerekirken bu talebin reddedildiğini ve asgari ücret esas alınarak Mahkemece karar verildiğini beyanla ustabaşı 7 yıllık kalifiye usta elektrik kaynakçısı işçinin maaşının maddi tazminat kalemleri hesabında asgari eksik ücret ile esas alınıp hesaplanmaması gerektiğinin tespiti ve emsal ücret araştırmasına dosyanın götürülmemesinin eksik yargılama ve aleni davacılara hak kaybı doğurması nedeni ile hukuk ve usule aykırı bu kararın bozularak ortadan kaldırılmasını ve dosyanın emsal ücret araştırmasının yapılmak ve yeniden hesap bilirkişi raporu alınmak üzere Mahkemesine geri gönderilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının belirtilen sürede ıslah harcını yatırmadığından davacıların ıslahtan vazgeçtiği sonucu ortaya çıkarmasına rağmen mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, davacıların dava dilekçesinde toplam 100.000,00 TL maddi tazminat talep ettiklerini, ancak hangi davacı için ne kadar tazminat talep ettiklerini açıklamadıklarını, daha sonra ıslah dilekçesinde dava dilekçesine aykırı olarak maddi tazminat taleplerini beyan ettiklerini, ıslah yolu ile talepleri azaltılması feragat niteliğinde olduğunu, Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, ıslah dilekçesinin dava dilekçesi olarak değerlendirildiğini ve bağlamda hüküm kurulduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmadığını, faiz başlangıcı olarak ıslah harcının yatırıldığı 23.02.2023, aksi kanaat olunması durumunda ise ıslah dilekçesinin sunulduğu tarih olan 10.11.2022 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, Mahkemenin 11.10.2021 tarihinden itibaren faize hükmettiğini, Mahkemece kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin %90 oranında kusurlu olduğuna karar verildiğini, dosya kapsamında 30.08.2022 tarihli bilirkişi kök raporu ve 01.12.2022 tarihli bilirkişi ek raporlarına karşı ayrıntılı bir şekilde itirazlarını sunduklarını, ek raporda itirazlarının dikkate alınmadığını ve itirazlarının karşılığının belirtilmemiş olduğunu belirterek yeni bir bilirkişi heyetinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini ve bu taleplerinin reddedildiğini, müvekkiline atfedilen kusur oranının fahiş olduğunu, kök rapor ve ek raporun düzenlenme tarihleri arasında asgari ücrete %54,66 oranında zam geldiğini, manevi tazminat miktarlarına hükmedilirken tarafların kusur oranlarına göre hükmedilmesi gerektiğini beyanla Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin olay ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 1. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. Maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 2. Değerlendirme Dosya kapsamından; davacıların maddi zararlarının tespiti amacıyla Mahkemece aldırılan ve hükme esas alınan 18.10.2022 tarihli hesap raporunda davacılar murisinin ücretinin asgari ücret olarak esas alınması suretiyle davacılar eş ve çocuk ... ... yönünden maddi tazminat hesabı yapıldığı diğer davacı çocuklar ... ve İpek yönünden ise desteklik ilişkisinin kaza tarihi itibariyle bulunmadığı gerekçesiyle bu davacılar yönünden zarar hesabı yapılmadığı, davacılar vekilince süresi içerisinde sunulan itiraz dilekçesi ile davacılar murisi kazalının ustabaşı vasfıyla aylık net 5.825,00 TL ücretle çalıştığı itirazında bulunulduğu, Mahkemece bu hususta araştırma yapılmaksızın 18.10.2022 tarihli rapor doğrultusunda davacılar lehine maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. İş kazasına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde desteği altında bulunanların maddi zararılarının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda, davacının ücret iddiası yönünden emsal ücretin tespitine dair araştırma yapılmaksızın kazalının ücretinin asgari ücret olduğu tespiti ile maddi zarar hesabının yapılması hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; işçinin yaşı, işi, iş yerindeki kıdemi, mesleki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odalarından, TÜİK, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen İşleri Kurulundan sigortalının alabileceği ücretleri araştırmak ve bu suretle kazalının ücretini tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek ve davacıların maddi zararlarını yeniden alınacak hesap raporu ile tespit ettirmek, ayrıca davacılar vekilinin hükme esas hesap raporunda desteklik ilişkisinin sona ermesi nedeniyle hakkında maddi zarar hesabı yapılmayan davacı çocuklar ... ve ... için rapora bu yönden itirazının bulunmaması nedeniyle açıklanan hususta davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderimesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12602, K. 2026/4222, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-12602-e-2026-4222-k-4bb9a8880158