Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9103 E. 2026/3729 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9103
Karar No
2026/3729
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1099 E., 2025/440 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/503 E., 2024/210 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacılardan .. ..'ın eşi diğer davacı ...'un babası olan ... ..'ın .. Elektrik unvanlı davacının asıl işveren .. .. unvanlı davacının alt işveren bulunduğu bakır madeni işletmesinde kamyon şoförü olarak çalıştığını, 17.11.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda ..'ın vefat ettiğini, davalıların kazanın meydana gelmesinden ve talep sonuçlarından sorumlu olduğunu iddia ederek; destekten yoksun kalma tazminatı ile her bir davacı için değişen miktarlarda maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle,"... ..'ın mirasçıları adına maddi tazminata ilişkin İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinin 2021/774 esas sayılı dava dosyası ile yargılama bulunduğu, dosyanın Mahkememizce celbedildiği, işbu davanın karara bağlandığı tarih itibari ile ilk derece yargılamasının sona erdiği, dosyanın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf dilekçesinde İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinin 2021/774 Esas sayılı dava dosyasında Bedel Artırım ve Islah yapıldığından ve bir davada iki kez ıslah yapılamaz kuralı gereği ileri sürülmesi mümkün olmadığından işbu ek davanın açıldığını belirttiği, Davalı taraf ise derdestlik itirazında bulunarak, Yargıtayın yerleşik görüşüne göre belirsiz alacak davasına konu edilen alacaklar bakımından sonrasında ek dava açılması mümkün olmadığını ileri sürdüğü görülmektedir. Mahkememizce celbedilen İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinin 2021/774 Esas sayılı dosyasının konusunun Mahkememiz davası ile aynı olduğu, söz konusu davanın belirsiz alacak davası olduğu, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 04.06.2020 tarihli ve 2017/14401 E., 2020/5693 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere belirsiz alacak davasına konu edilen alacaklar bakımından ek dava açılamayacağından davanın aşağıdaki şekilde usulden reddine karar verilmiştir. Hüküm:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın usulden reddine, " şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar tarafın istinaf dilekçesinde belirttiği sebepler; .. .. Madeni Tesisi İşletmesinin sahibi davalı .. Elektrik San. ve Tic. A.Ş. olduğu, sözleşmeyle işinin bir kısmını alt ... firması olan .. Yapı ve Madencilik Ltd. Şti.’ne verildiği, .. Elektrik San. ve Tic. A.Ş. asıl işveren, .. Yapı ve Madencilik Ltd. Şti. ise alt işveren olduğu, işbu davayla istenilen maddi ve manevi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, ... .. ..'ın .. Madeni Tesisi İşletmesi işyerinde aralıksız olarak 17.11.2016 tarihine kadar kesintisiz bir şekilde çalıştığı, 17.11.2016 tarihinde saat 20.30 sıralarında maden ocağında yaklaşık 1,5 kilometre çapında meydana gelen göçük sebebiyle maden sahasında çalışan 16 işçi toprak altında kalarak feci bir şekilde can verildiği ve iş kazası meydana geldiği, ... ..'ın iş kazasının oluşumunda; işverenlerce gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı, heyelan ve diğer maden ocaklarında oluşabilecek göçük ve diğer olayları kontrol altına alınacak tedbir ve işaretlerinin kullanılmadığı ve ilkel yöntemlerle maden faaliyetlerinin yapıldığı, işçiye işyerinde yapılan işle ilgili tehlikeler ve bu tehlikelerden doğabilecek risklere karşı alınacak önlemler konusunda mevzuatın belirlediği düzeyde gerekli ... verilmediği, kuralların usul halini alması için etkin iş disiplini, işyerinde yapılan çalışmaların talimatlara, iş güvenliği usul ve şartlarına uygun yapılıp yapılmadığının gözetimi için etkin kontrol ve denetim mekanizması kurulmadığı vb. nedenlerle davalı işveren şirketler tam kusurlu olup davacı müvekkilinin ise hiçbir kusurunun bulunmadığı, kusurun tamamen güvenlik önlemlerini almamış olan işverenlerde olduğu, .. İli, .. İlçesi, .. Köyü’nde faaliyet gösteren bakır madeni tesisi işletmesinde 17.11.2016 tarihinde saat 20.30 sıralarında maden ocağı'nda yaklaşık 1,5 kilometre çapında meydana gelen göçük sebebiyle maden sahasında çalışan 16 işçi toprak altında kalma olayına ilişkin iş kazasında vefat eden müvekkillerinin murisi olan ..'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı, asıl işverenin .. Elektrik San. ve Tic. A.Ş. olduğu ... .. gibi kamyon şoförü olarak çalışanlarına aylık net ücretleri 5.500,00 TL arasında ödenmekle birlikte alt işvereni olan .. Yapı ve Madencilik Ltd. Şti. ise müvekkile aylık net ücretini fazla mesailer ile diğer işçilik hakları hariç 5.500,00 TL üzerinde anlaşma sağlanmış ise de SSK primi ve ücret bordroları asgari ücret üzerinden düzenlendiği, asgari ücret kısmını banka aracılığıyla geri kalan kısmını ise her ay para makbuzu/alıntı makbuzu karşılığında diğer çalışanlar gibi kendisine ödendiği, İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinin 2021/774 Esasa sayılı davası niteliği itibari ile kısmi dava olduğu, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu dolayısı ile açılan dava kısmi dava açıldığından ve fazlaya ilişkin haklar da saklı tutulduğundan her zaman ek dava açılmasının mümkün olduğu, HMK m. 107/2 hükmü lafzındaki “artırabilir” demek suretiyle davacıya bir seçimlik hak tanındığı ayrıca artırılacak miktar açısından mahkeme harcını temin edememesinden dolayı davacı tarafın alacağının kalanından mahrum bırakılması, Anayasa’nın hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkını düzenleyen 36. maddesine ve AİHS’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına aykırı olduğu, asıl dava kısmi dava olduğu açık olmakla birlikte ek dava açılmasının mümkün olmadığı yönündeki değerlendirmenin hak arama hürriyeti ve adil yargılama hakkının ihlali olduğu, müvekkillerin destekten yoksun kalma tazminat miktarları ve son rapor dikkate alındığında ek dava açılması mümkün olup davayı ıslah etme hakkı tanınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerkirken davanın usulden reddi kararı hukuka aykırı olduğu şeklindedir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişki ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesi dosya kapsamına uygun görüldüğünden ve kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilmediğinden, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 ve 355. maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davaya konu iş kazasının gerçekleştiği işin Bakır Madeni Tesisi İşletmesi’nin sahibi davalı .. Elektrik San. ve Tic. A.Ş. olduğu, sözleşmeyle işinin bir kısmını alt taşeron firması olan .. Yapı ve Madencilik Ltd. Şti.’ye verildiği, .. Elektrik San. ve Tic. A.Ş. asıl işveren, .. Yapı ve Madencilik Ltd. Şti. ise alt işveren olduğu, işbu davayla istenilen maddi ve manevi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, ... .. ..'ın .. Madeni Tesisi İşletmesi işyerinde aralıksız olarak 17.11.2016 tarihine kadar kesintisiz bir şekilde çalıştığı, 17.11.2016 tarihinde saat 20.30 sıralarında maden ocağında yaklaşık 1,5 kilometre çapında meydana gelen göçük sebebiyle maden sahasında çalışan 16 işçi toprak altında kalarak feci bir şekilde can verildiği ve iş kazası meydana geldiği, davacılar vekilince destekten yoksun kalmaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerini İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinin 2021/774 Esas sayılı dosyası ile ileri sürdükleri, iş bu dosyanın istinaf incelemesinde bulunduğu, yine bu dosya içerisinde bir kez talep arttırım bir kez de ıslah sunmaları nedeniyle iş bu ek davayı açtıklarının beyan edildiği, Mahkemece belirsiz alacak davası niteliğinde olan asıl davadan sonra ek dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın usuldan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacılar vekilince daha önce açılan İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinin 2021/774 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesi neticesinde iş bu dosya içerisinde iddia olunduğu gibi hükme esas raporlara itirazlar ile birlikte talebin bir kez talep arttırım bir kez de ıslah yolu ile arttırıldığı, yine maddi tazminatın hesaplanması yönünden istinaf isteminde bulunduğu, dosyada Bölge Adliye Mahkemesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği ve henüz kesinleşmediği anlaşılmakla davacının iş bu davayı açmakta (hak kaybına uğramaması amacıyla) hukuki yararının bulunduğu açık olduğundan Mahkemece asıl dosyanın sonucunun bekletici mesele yapılarak iş bu temyize konu dava dosyasındaki talepleri hakkında karar verilmesi gerekirken ek dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi hatalıdır. O halde Mahkemece yapılacak iş; Taraflar arasında görülmekte olan İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinin 2021/774 Esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılması suretiyle sonucunu beklemek, 2021/774 Esas sayılı dosyasının temyiz incelemesi neticesinde bozulmasına karar verilmesi halinde iş bu dava dosyası ile birleştirilmek suretiyle birlikte görülmesi gerektiğini gözetmek ve sonucuna göre taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları gözetecek şekilde oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9103, K. 2026/3729, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-9103-e-2026-3729-k-f8abddfe63b7