Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/20305 E. 2026/10126 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/20305
Karar No
2026/10126
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1742 E., 2025/1975 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/207 E., 2024/168 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ün 28.03.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu olay neticesinde 151.744,58 TL peşin değerli gelir bağlandığını, sigortalıya ayrıca 22.578,21 TL tedavi masrafı ve 10.738,72 TL iş göremezlik ödemesi yapıldığını, toplam kurum zararının şimdilik 185.061,51 TL olduğunu, iş kazasının meydana gelmesinde iş verenin kusurunun olmadığını, kazanın meydana gelmesinde ...'ın %100 oranınında kusurlu olduğu ve hakkında 5510 sayılı Kanun'un 21/4 ve 76/6. maddelerin uygulanması gerektiği sonucuna varıldığını, davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan ve kazaya sebebiyet veren 53... plaka sayılı aracın 21861016 poliçe numarası ile...A.Ş. tarafından sigorta kapsamında olduğunu belirterek kurumca kazazedeye bağlanan peşin sermaye değerli gelirin şimdilik 9.000,00 TL'sinin tahsis onay tarihi olan 12.10.2017 tarihinden işleyen yasal faiz ile birlikte, ödenen iş göremezlik ödeneğinden 500,00 TL'nin, kurumca yapılan tedavi masraflardan 500,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Kuruma verilmesini, Kurum alacağının imkansız hale gelmesi ihtimaline binaen davalı ...'ın adına kayıtlı araç ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyati haciz konulmasını alep etmiştir. Birleşen dosya olan Rize İş Mahkemesi'nin 2019/308 E sayılı dosyası kapsamında ise davacının...10.095,42 TL geçici iş göremezlik ödemesinin rücusunu talep ettiği anlaşılmıştır. II.CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi başvuru yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle esasa girilmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağı ve diğer deliller taraflarına tebliğ edilmediğini, 53... plakalı aracın davalı şirket...tarafından 31.03.2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... no.lu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandırıldığını, davacı Kurumun yapmış olduğu ... ödemesinin ancak yarısını, sigortalı araç sürücüsünün kastını ispatlamak suretiyle talep hakkına sahip olduğunu, dava konusu olayın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kastı ve kusurundan söz edilemeyeceğinden davanın doğrudan reddine karar verilmesini gerektiğini, ... tarafından ödenen peşin sermaye değerinin yarısı, ancak kusur oranında rücu edilebileceğinden ve sözü geçen tutar davalı şirketçe zaten ödenmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yalnızca kaza tespit tutanağında yer alan trafik kazasının gerçekleşmesindeki kusur değil; ayrıca kask takmama, herhangi bir koruyucu önlem almama gibi zararın artmasına neden olan etkenlerin de tazminattan indirim yapılırken dikkate alınması gerektiği yönünde Yargıtay kararlarının bulunduğunu, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlar gereği geçici iş göremezlik zararı ve tedavi gideri kalemlerinin sağlık giderleri teminatına alındığını, ayrıca sağlık giderleri teminatının ... Kurumunun sorumluluğunda olduğunun ve sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmadığının açıkça belirtildiğini, geçici iş görmezlik dönemi bakıcı gideri taleplerinin de sigorta poliçesi teminat kapsamı dışına alındığını, tedavi giderlerinin de teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak davacı tarafın taleplerinin reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...Ankara ... ...Güvenlik Merkezi'nin 02.11.2017-06761 Karar Tarih sayılı raporunda sigortalı ...'ün %23,2 oranında ...(... Derecesi) olduğunun belirtildiğini, tespit edilen maluliyet oranının çok fahiş şekilde yüksek olduğunu, davacının varlığını ileri sürdüğü ve itiraza konu işbu sağlık kurulu kararında tespit edilen maluliyet oranının somut gerçeklikten bir hayli uzak olduğunu, davacının günlük yaşantısına hiçbir problem olmadan devam etttiğini, kimseye muhtaç olmadan hayatını idame ettirebildiğini, davacının tedavi sürecinde ekonomik olarak da hiçbir problemi olmadığını, raporlu olduğu tüm günlerin ücretini aldığını, şu anda aynı statüde ve aynı ücretle çalışmaya devam ettiğini, mevcut bir zararı bulunmadığını, kazadan sonra gördüğü tedavi ve iyileşme sürecinden sonra sağlığına kavuştuğunu, günlük hayatına geri dönüp çalışmaya devam ettiğini, ayrıca raporda davacının sürekli bakıma muhtaç durumda olmadığı hususunun da belirtildiğini, kendisine yapılan tedavilerin ardından iyileşen, organ ve uzuv kaybı olmayan davacının sürekli bakıma muhtaç olmadığı da göz önüne alındığında, itiraza konu işbu raporda kabul edilen maluliyet oranlarını hiçbir suretle gerçeği yansıtmadığını, hazırlanan raporda da belirtildiği üzere, sürekli bakıma muhtaç olmayan ve tedavi sonucu iyileşen bir kişinin, raporda belirtilen oranlarda meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılması raporu hazırlayan kurumun kendisiyle çeliştiğini gösterdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "- Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 75.872,29 TL peşin sermaye değerli gelirin davalı ... yönünden tahsis onay tarihi olan 12.10.2018 tarihinden davalı ... A.Ş. yönünden kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçede yazılı sorumluluk limitiyle sınırlı olarak dava tarihi olan 12.07.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 500,00 TL geçici işgöremezlik ödeneğinin ( davalıların, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti ile birlikte müşterek müteselsil sorumluluğu 10.738,72 TL olup, Rize İş Mahkemesi'nin 2023/331 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalı ... yönünden sarf ve ödeme tarihinden; davalı ... A.Ş. yönünden kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçede yazılı sorumluluk limitiyle sınırlı olarak dava tarihi olan 12.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Dava dışı ...'ün tedavi masrafları nedeniyle yapılan ödemeye ilişkin açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Kurum vekli temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, davalı ... yönünden dava tarihi itibariyle faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, PSD yönünden tahsis onay tarihi, diğer kalemler yönünden ise sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihi itibariyle faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, tedavi masrafları yönünden ret kararı verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... tarafından açılan Rize İş Mahkemesi 2023/331 E. 2024/167 K. sayılı dosya kapsamında; müvekkil şirket de taraf olmasına ve hükmedilen 10.095,42 TL geçici iş göremezlik tutarı bakımından karara göre icraya ödeme yapılmış olmasına rağmen, işbu dosya kapsamında da yeniden geçici iş göremezlik taleplerinin değerlendirilmesinin hatalı oduğunu, Kurum sigortalısı ...'e 13.02.2018 tarihinde 111.060,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödenmiş ve kendisi tarafından müvekkil şirket aleyhine açılan tahkim yargılaması neticesinde ise ... vekili Ferda Sevim tarafından imzalanan ibraname ile 145.000,00 TL'si sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere ferileri ile birlikte 205.884,43 TL ödeme yapıldığını, kaza tarihi olan 28.03.2017 tarihinde müvekkil şirket nezdindeki sakatlanma ve ölüm poliçe teminat limiti 330.000,00 TL olup; bu tutardan hak sahibine yapılan ödemelerin mahsubu ile 73.939,09 TL bakiye poliçe teminat limiti kaldığını, hükmedilen tutarın poliçe teminat limitini aştığını, hükmedilen feriler bakımından da poliçe teminat limitine oranlanarak hüküm kurulması gerektiğini, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, geçici iş göremezlik yönünden ayrı bir teminatın bulunmadığını, tek bir teminat limitinden karşılandığını, iç tavan dış tavan hesabı yapılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, davacı Kurum zararının davalılardan rücuen tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Davacı Kurumun, kesinleştiği anlaşılan ceza davasına göre, davalı ... İdaresindeki 55... plakalı aracın önünde seyretmekte olan...idaresindeki 53... plakalı aracın sol arka kısma çarpması, bu çarpmadan sonra da aynı istikamette seyreden ... idaresindeki 53... plakalı çöp toplama aracına arkadan çarpmak suretiyle yoldan çıkıp takla atması nedeniyle ...'e yapılan ödemelerin tahsili talebiyle açtığı eldeki davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddeleridir.

Anılan Kanun'un 21. maddesinin dördüncü fıkrası, üçüncü kişinin sorumluluğunu düzenlemekte olup; buna göre, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilebilecektir. Üçüncü kişinin rücu alacağından sorumluluğu kusur sorumluluğu esasına dayanır. Bir başka ifadeyle; üçüncü kişi, ancak kusurlu bir hareketinin varlığı halinde rücu alacağından sorumludur. Anlaşılacağı üzere 23. maddelerde işverenin, 21/4. maddelerde üçüncü kişinin rücu alacağından sorumlulukları düzenlenmiş olup bu maddelere göre açılan rücuan tazminat davalarında işveren ile üçüncü kişi arasında müteselsil borçluluk ilişkisi mevcuttur. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda eksik ve tam teselsül ayırımına son verilmiş, 61. maddede, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı, 62. maddede, tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulacağı, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olacağı bildirilmiştir. Üçüncü kişi konumundaki kusurlu diğer davalılar yönünden sorumluluğun belirlenmesinde ise; 21/4. madde çerçevesinde, sigortalıya bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısına, tüm davalıların kusurları toplamı oranının uygulanması gereği ile tedavi giderleri bakımından yarı oranındaki sınırlamanın bulunmadığı gözetilmeli ve talebi de aşmamak kaydıyla hükmün infazı da mümkün olacak şekilde bir karar verilmelidir. Ödeme İddiası Bakımından; Sigorta Şirketlerinin 2918 sayılı Kanun kapsamında poliçeye dayalı akdi sorumluluğu nedeniyle poliçe limitini teşkil eden miktarın sigortalı ya da hak sahiplerine ödediğinin geçerli belgelerle kanıtlanması durumunda; sigorta şirketlerinin mükerrer ödeme ile karşı karşıya bırakılmaması bakımından ödediği miktar kadar sorumlu tutulmaması, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinden sorumluluğun da, poliçe limiti kapsamındaki ödeme yükümlülüğüyle orantılı olarak belirlenmesi gerekir. Sigorta olayına karışan aracın sigortacısı sıfatıyla, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde, sakatlık ve ölüm giderleri yönünden öngörülen kişi başına poliçede yazan limit ile sorumlu olan davalı ..., ölen ve sürekli iş göremez hale gelen sigortalıların hak sahiplerine ve sigortalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında, ödeme yaptığına dair iddiası gözetilerek, mükerrer ödemeye meydan verilmemesi açısından, ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa tarih ve miktarı yönünden dayanağı belgeler de getirtilerek yöntemince araştırıldıktan sonra, poliçe limitinin ödenmesi halinde hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin karar verilmesi hata olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı Kurumun tüm temyiz itirazlarının, davalı ... Şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/20305, K. 2026/10126, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-20305-e-2026-10126-k-d97d47d775a8