Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18070 E. 2026/3444 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18070
Karar No
2026/3444
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3036 E., 2024/1162 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/234 E., 2022/140 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Emekli Sandığı sicil numarası ile 5434 sayılı Kanuna tabi muvazzaf subay (pilot) olarak çalıştığı ve 14.04.2011 tarihinde istifa ederek ayrıldığı, istifa sonrasında ... SSK sicil numarası ile özel bir havayolu şirketinde çalıştığı, ... ...SGM'de verdiği 26.02.2020 tarihli tahsis talep dilekçesi ile fiili hizmet zammı süresinin tespit edilerek sigortalılık başlangıç süresinden ve emeklilik yaş haddinden geriye çekilerek emekli aylığı bağlanmasını talep ettiği, davalı Kurumun 10.03.2020 tarihli cevap yazısında davacının 52 yaş şartını yerine getirdiğinde emekli olabileceği belirtilerek tahsis talebinin reddedildiği, davacının 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 32. maddesine göre 3 yıl 10... gün fiili hizmet zammının olduğu, davacının ilk işe başlama, sigortalılık ve prim ödeme süreleri birlikte gözetildiğinde 52 yaşını doldurduğu 16.10.2023 tarihinde emekli olması gerekmekle birlikte bu tarihten fiili hizmet süresi düşüldüğünde 24.11.2019 tarihinde emekliliği hak ettiğinin görülmesine rağmen davalı Kurumun davacının emeklilik talebini reddetmesinin mevcut yasa ve dilekçe ekinde sunulan yerleşik içtihatlara aykırı olduğu iddiasıyla davacının 24.11.2019 tarihinde emeklilik hakkını elde ettiğinin ve davacıya 26.02.2020 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşından (01.03.2020 tarihinden) emekli aylığı bağlanmasına ve birikmiş aylıkların işlemiş faizleri ile ödenmesinin gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5434 sayılı Kanunu'nun mülga 32. maddesi kapsamındaki hizmetlerin sigortalılık ve prim ödeme gün sayılarına eklendiği ve bu sürenin emeklilik yaşından düşüleceğine ilişkin bir kuralın bulunmaması dolayısıyla davacının tahsis talebinin reddedildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının dava dilekçesi ile, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 32. maddesine göre 3 yıl 10... gün fiili hizmet zammının olduğunu, ilk işe başlama, sigortalılık ve prim ödeme süreleri birlikte gözetildiğinde 52 yaşını doldurduğu 16.10.2023 tarihinde emekli olması gerekmekle birlikte bu tarihten fiili hizmet süresi düşüldüğünde 24.11.2019 tarihinde emekliliği hak ettiğinin görülmesine rağmen davalı Kurumun emeklilik talebini reddetmesinin mevcut yasa ve dilekçe ekinde sunulan yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu belirterek 24.11.2019 tarihinde emeklilik hakkını elde ettiğinin ve davacıya 26.02.2020 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşından (01.03.2020 tarihinden) emekli aylığı bağlanmasına ve birikmiş aylıkların işlemiş faizleri ile ödenmesinin gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ettiği, ilgili tüm bilgi ve belgelerin dosyaya celp edildiği, ... Merkezi, Bağcılar ... Merkezinden davacıya ait belgeler, davacıya ait hizmet döküm cetveli, tahsis dosyasının dosyamız arasına alındığı, ... alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunun dosyamız arasına alındığı, bilirkişi raporunun bilimsel, objektif ve denetimsel hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamının tetkik edilmesi neticesinde davacının fiili hizmet zammının 2.098 gün (5 yıl 9 ay 28 gün) olduğu gözetildiğinde Silahlı Kuvvetlerde hizmetinin başlangıç tarihi 15.11.1991 tarihinden 2.098 gün (5 yıl 9 ay 28 gün) geri çekildiğinde davacının hizmet başlangıç tarihinin 17.01.1986 tarihi olarak tespit edildiği, davacının fiili hizmet zammı dahil sigortalılık başlangıcı olan 17.01.1986 tarihinden en son işten çıkış tarihi olan 26.01.2019 tarihine kadar ...... gün sigortalılık süresi hesaplanmış olması gerekirken davalı Kurumca 32 yıl olarak hesaplandığı, davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında Silahlı Kuvvetlerde fiili hizmet zammı dahil 17.01.1986– 14.04.2011 tarihleri arasında görev yaptığının kabulü ile 25... ay 28 gün (9.088 gün) hizmet süresi hesaplanması gerekirken davalı Kurumca davacının fiili hizmet zammı dahil Silahlı Kuvvetlerdeki hizmet süresinin 8.394 gün olarak hesaplandığı, 5434 sayılı Kanun kapsamında 9088 gün ve 5510 sayılı Kanun kapsamında 2726 gün olmak üzere toplam 11.814 gün prim ödeme gün sayısı hesaplanması gerekirken davalı Kurumca 11.120 gün olarak hesaplandığı, davacının hizmetleri ve 5434 sayılı Kanun'un ..., 34... . maddelerinde düzenlenmiş “Fiili Hizmet Süresi Zammı”da gözetildiğinde tahsis talebinde bulunduğu 26.02.2020 tarihi itibariyle ... Prim Ödeme Gün sayısı ve 25 yıl sigortalılık şartlarını yerine getirmiş olduğu, davacıya tahsis talebinde bulunduğu 26.02.2020 tarihini takip eden 1 Mart 2020 tarihinden itibaren ...... gün sigortalılık süresi ve hizmet cetvelinde belirtilen prime esas kazançları esas alınarak hesaplanacak emekli aylığının bağlanmasının gerektiği, yasal mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirmeler yapıldığında; Kurum işleminin mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının emeklilik tahsis talebinde bulunduğu 26.02.2020 tarihini takip eden 01.03.2020 tarihinden itibaren ...... gün sigortalılık süresi ve hizmet cetvelinde belirtilen prime esas kazançları esas alınarak emekli aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davacıya 01.03.2020 tarihinden itibaren bağlanması gereken emekli aylığının, emekli aylıklarına dönemler itibariyle yapılan zamlar oranında arttırılmasıyla hesaplanacak olan aylar itibariyle ödenmesi gereken emekli aylıklarının, ödenmeleri gereken tarihlerden ödenecekleri tarihe kadar işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuş ve Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 26.02.2020 tarihinde emeklilik için Kuruma başvurduğu, ancak 24.11.2022 tarihinde emekliliğe hak kazandığı dikkate alındığında, 5510 sayılı Kanun gereği takip eden ayın başından itibaren aylık bağlanacağından, 01.12.2022 tarihinden itibaren aylık bağlanması, aylıkların geç ödenmesi nedeniyle işleyen faizler bakımından, 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurum'un, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli, 2020/234 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne davacının 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesi gereğince belirlenen yaş haddinden aynı yasanın ek 39. maddesi gereğince fiili hizmet zammı süresinin indirilmesiyle yaşlılık aylığının koşullarının tamamlandığı 24.11.2022 tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve hak edilen aylıkların 01.03.2023 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiili hizmet zammının sigorta başlangıcından indirilmesine ilişkin içtihatlar bulunduğu, kazanılmış hak ilkesinin ihlal edildiği, davacının 24.11.2021 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının başvuru şartlarının mevzuat gereği oluşmadığı, işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, davacının iş kolu değiştirdiği ve Kurum aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların yasal faizleri ile davalı Kurumdan tahsiline ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/18070, K. 2026/3444, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-18070-e-2026-3444-k-2e136f92cb2f