Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17963 E. 2026/4273 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17963
- Karar No
- 2026/4273
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/196 E., 2025/132 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işverene ait iş yerinde 06/08/2006 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve kaza neticesi oluşan maluliyet oranının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16/06/2021 tarihli kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Son Bozma Kararı Mahkeme kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Dosya içeriğine göre Mahkemece inşaat ruhsatının davalılardan ... adına olduğu, kaza tarihi itibariyle 06.02.2006 - 05.04.2012 tarihleri arasında adına kapsama alındığı göz ardı edilmiştir. Kurumca inşaat ruhsatı nedeni ile davalı ...'na işverenlik sıfatı verilmiş ve bir işyeri tescili yapılmıştır. Bu maddi olgular ile yukarıda belirtilen hukuki değerlendirmeler kapsamında bir işyerinin varlığı da gözetilerek öncelikle davacı ile ... arasındaki ilişki irdelenmeli, aradaki ilişki somut olarak ortaya konulmalı, bu davalının işveren olduğu sonucuna varıldığı takdirde davanın kabulüne karar verilmelidir...." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanın 31.03.2021 tarihli ve 09.04.2025 tarihli duruşmaya gelmediği ve mazeret bildirmediği, davalı tarafınların da davayı takip etmemesi üzerine ikinci kez işlemden kaldırılan dosyanın 24.09.2025 tarihi itibariyle HMK'nın 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 06.08.2006 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme konusu eldeki davada, davacı,06.08.2006 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitini istemiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı vekilinin 15.01.2025 tarihli celse için aynı tarihli dilekçeyle mazeretli sayılmasını ve yeni duruşma gün ve saatini UYAP sistemi üzerinden öğrenmesine karar verilmesini talep ettiği, davacı vekilinin mazeretinin kabulü ile duruşma gün ve saatinin UYAP üzerinden öğrenilmesi ile duruşmanın 09.04.2025 tarihine bırakılmasına karar verildiği, Mahkemece, 09.04.2025 tarihli celsede duruşma saatinin üzerinden zaman geçmiş olmasına rağmen davacı vekilinin/asilin duruşmaya gelmediği, UYAP'tan yapılan incelemede herhangi bir mazeret dilekçesinin de sunulmadığı, dosya kapsamına göre, dava dosyasının 31.03.2021 tarihli celsesine davacı vekilinin katılmadığı ve taraflarca takip edilmeyen dosyanın 6100 sayılı HMK'nın 150/2. maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin yenileme talebinde bulunması üzerine dosyanın kaldığı yerden devamına karar verildiği, bozma kararı sonrası yapılan yargılamada 09.04.2025 tarihli davacı veya vekilinin katılmadığı, davanın basit yargılama usulüne tabi davalardan olduğu ve ikinci defa takipsiz bırakılmış olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 320/4. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/4. bendi; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “hukuki dinlenilme” başlıklı 27. maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek, bildirim giderlerini de yatırarak duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O halde, HMK’nın 150. maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği, gerekli masrafın karşılanıp karşılanmadığı incelenerek; gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilecektir. Anılan hususların uygulanabilmesi için, her şeyden önce tarafların usulüne uygun davet edilmiş olmaları gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nın uygulama alanını, adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 52. maddesi gereğince tebligat işlemleri 7201 sayılı Tebligat Kanun'u ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dahil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat Yönetmeliği hükümleri incelendiğinde; duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. Somut olayda; Mahkemece davacı vekilinin mazereti kabul edilerek duruşmanın 09.04.2025 tarihine bırakılmasına ve duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine karar verildiği anlaşılmakta ise de; duruşma gününün tebliğ edilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin duruşma gününden haberdar edilemediğinin kabulüyle; yeniden duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken aksinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.