Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17355 E. 2026/6153 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17355
- Karar No
- 2026/6153
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2786 E., 2025/1760 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/476 E., 2023/289 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: A) Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1. maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Buna göre temyize konu miktarların kesinlik sınırı olan 72.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesinde de belirtildiği üzere dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile Mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. Somut olayda, davacının maddi zararının 87.545,56 TL olarak belirlendiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı bulunmadığı, talebini bilirkişi raporunda belirlenen miktara arttırdığı ve mahkemece davacının talebi maddi tazminat yönünden tam kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmakla temyiz başvurusunda bulunmasında hukuki yarar bulunmadığından bu kısma yönelik temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğu nedeni ile REDDİNE, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.