Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17124 E. 2026/3423 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17124
- Karar No
- 2026/3423
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3096 E., 2025/1991 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Akşehir 3. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/94 E., 2024/6 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, davalı işyerinde 01.08.2022 tarihinde "süt toplayıcısı" olarak işe başladığı halde işe giriş bildirgesinin 13.03.2023 tarihinde bildirildiğini, müvekkilinin işe giriş tarihi olan 01.08.2022 tarihinden haklı fesih tarihine kadar davalı bünyesinde ara vermeden aynı işi yaptığını, davalıya ait süt toplama aracını kendisi kullanarak ve tek başına ... ve ... Mahallelerinde kayıtlı kişilerin sütlerini günlük olarak sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa toplama işini ara vermeden yerine getirdiğini, sabah 07:30 da süt toplamaya başladığını, sütleri aracı ile topladıktan sonra davalı bünyesinde bulunan tanklara kendisi doldurduğunu, aracı ve gerekli ekipmanları temizledikten sonra diğer işleri yaptığını, akşam sütlerini toplamak için yeniden araç ile hareket ederek aynı işleri yaptıktan sonra işinin 23:30 da sona erdiğini, müvekkilinin bu şekilde zor şartlarda, ara vermeden, tatil yapmadan uzun süreli bir şekilde çalışmak zorunda bırakıldığını, süt toplama işi ile ilgili olarak davalı bünyesinde davalı adına çalışan tek kişi olduğunu, başka süt toplayıcıları olduğunu, ancak bu kişilerin kooperatif çalışanı olmadığını, bu nedenle hafta tatili, yıllık izin, dini ve milli bayramlar ile tatil günlerinde dahi ara vermeden çalışmak zorunda bırakıldığını, sigorta girişi yapılan tarihe kadar maaşını elden ve sabit ödeme günü olmadan aldığını, 01.08.2022-31.12.2022 tarihleri arasında 4.500 TL, 01.01.2023-12.03.2023 tarihleri arasında 5000 TL olarak elden maaş ödemesi yapıldığını, maaş ödemesinin asgari ücretin altında ve eksik bir şekilde yapıldığını, sigorta giriş kaydından sonra ise maaşını yine elden asgari ücret olarak aldığını ancak son iki ay maaşı ödenmediğini, müvekkilinin davalı kooperatifin hizmet süresini eksik bildirmesi, çalıştığı süreden kaynaklı eksik ödenen ve son iki aya ait hiç ödenmeyen maaş alacağının bulunması, maaşının düzensiz ödenmesi, resmi ve dini bayramlar ile resmi tatillerde yapılan çalışmalar karşılığında ödenmesi gereken işçilik alacaklarının ödenmemesi, yıllık izinlerini kullanmasına izin verilmemesi ve bu günlerin karşılığının ödenmemesi, haftalık çalışma saatinden daha fazla çalışmış olması karşısında fazla çalışma ücretinin ödenmemesi, asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmemesi gibi nedenlerle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini, müvekkilinin hizmet süresinin tespiti amacıyla işbu dava açılmak zorunda kalındığını beyanla müvekkilinin davalı bünyesinde çalışma süresinin sürekli olduğunun tespiti ile davalı bünyesinde 01.08.2022-12.03.2023 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, bu süreler içerisinde yatırılmayan primlerin ve diğer ödemelerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili Kooperatifte süt taşıyıcı olarak çalıştığının doğru olduğunu ve ancak sabah 07:30'da çalışmaya başladığı ile gece 23:30'da işinin bittiğine ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, işe girerken kendisinin icra takiplerine konu borçları olduğunu ve sigortalı yapılmak istemediğini söylediğini ve başkanın akrabası olması nedeni işe bu şekilde başladığını, Kooperatife ait araç ile sabahları ... ve ... köylerince bulunan üyelerinden süt topladığını, sabahları en çok 1,5 saat çalıştığını, daha sonra evine gittiğini, kendisine ait kahveyi açtığını ve kendi işlerini yaptığını, sütü almaya tanker gelince de gelen tankere sütü aktardığını akşamları aynı şekilde ... ve ... köylerinde bulunan üyelerinden süt topladığını ve akşamları da en çok 1,5 saat çalıştığını, davacının günlük 3 saat dışında bir çalışması olmadığını, aralıksız sabah 07: 30... :30 arası çalıştığı iddialarını kabul etmediklerini, çalışmasının böyle olmadığını, köyde herkesin bildiğini, 13.03.2023-24.05.2023 arası çalışmasının da sigortaya bildirildiğini beyanla, davacının sigortalılığa esas günlük 3 saatlik çalışması dışında fazlaca başka bir çalışması olmadığından fazlaya ilişkin yönleri bakımından reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu zaman aralıklarında çalışma ilişkisinin sürekli olmadığını ve davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle de reddine karar verilmesi gerektiğini, Kurum kayıtları incelendiğinde davacının söz konusu işyerinde 13.03.2023-24.05.2023 tarihleri arasında çalışmasının mevcut olduğunu, hukuki yarar bulunmadığını, Kurum kayıtlarının hizmet tespiti hususunda resmi nitelikte olup aksi sabit oluncaya kadar doğruluğu asıl olduğunu, resmi belgeler karşısında tanık beyanına itibar edilemeyeceğini, ayrıca yine işverenin kabulünün dahi hizmet tespiti için yeterli olmadığını, davacı tarafından çalışıldığı iddia edilen hizmetlere ilişkin ücret bordrosu, prim bildirge ve bordroları ile işyeri kayıtlarının celbedilerek davacının tespitini istediği sürelere ilişkin yasal geçerlilik taşıyan belgelerin bulunup bulunmadığının saptanması gerektiğini, müvekkili Kuruma hizmet bildirgesinin yapılmamasının diğer davalının sorumluluğunda olduğunu, bu sebeple yargılama gideri ve vekâlet ücreti ödemekle de yükümlü tutulmaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile " ...Her ne kadar davacı taraf davacının tam zamanlı çalıştığını iddia etmişse de; yukarıda açıklandığı ve tanık beyanları kısmında altı çizili olarak dikkat çekildiği üzere davacı tanıkları dahil davalı ve kamu tanıklarının tamamı davacının çalışma düzeninin haftanın her günü ortalama sabah 1,5 saat ve akşam 1,5 saat olacak şekilde günlük 3 saat çalıştığını beyan etmişlerdir. Bu beyanlar hem birbiri ile hem de davalı savunmalarıyla uyumlu olduğu gibi yaptığı süt toplayıcılığı işinin niteliği ile de uyumludur. Davacı taraf sabah ve akşam yaptığı süt toplayıcılığından önce ve sonra işverenin emir ve talimatında hazır olarak beklediğini kendi tanıkları dahil ispatlayamamış, aksine kimi tanıklar gün içerisinde oğlunun işlettiği kahvehaneye yardıma gittiğini de ifade etmişlerdir. Tanıklar kamu tanığı olmakla taraflarla husumetleri bulunmadıkları gibi taraf tanıkları da birbirleri ile benzer olacak şekilde (hem lehe hem aleyhe beyanlarda bulundukları da görülmekle) samimi beyanlarına itibar edilebilir bulunmuştur. Bu haliyle birbiri ile tutarlı kamu, bordro ve davacı-davalı tanıklarının beyanları ve dosya kapsamında mevcut delil ve belgeler ışığında davacının davalı iş yerinde 01.08.2022-12.03.2023 tarihleri arasında haftanın her günü ve günde ise 3 saat olacak şekilde işçi olarak çalıştığı hususunda mahkememizce kanaat hasıl olmuştur. Davacının 13/03/2023 tarihinde yapılan sigorta başlangıcında tam zamanlı bildirim yapılmış olması mevcut tanık beyanları karşısında tek başına tespiti istenen dönem bakımından yeterli görülememiştir. Davacının çalışması haftalık 30 saatin altında kaldığından kısmi süreli çalışma yöntemine uyduğu ve infazda tereddüt olmaması adına sigorta primlerinin ayda kaç gün üzerinden yatırılacağının da belirlenmesi gerekmiştir. Günde 3 saat ve haftanın her günü çalışan davacının aylık 90 saat çalıştığı, günlük çalışma süresinin 7,5 saat olarak kabulünde; 90 saat/7,5saat=12 gün aylık çalışmasının bulunduğu, 2023/3 döneminde 13/03/2023 tarihinde girişi yapıldığından 12... saat=36 saat ve 36saat/7,5saat=5 gün çalışmasının bulunduğu kabul ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ... " gerekçesi ile "...Davanın kısmen kabulü ile davacının 01.08.2022 - 12.03.2023 (dahil) tarihleri arasında davalıya ait ... sicil sayılı iş yerinde; 2022/08 döneminde 12 gün, 2022/09 döneminde 12 gün, 2022/10 döneminde 12 gün, 2022/11 döneminde 12 gün, 2022/12 döneminde 12 gün, 2023/01 döneminde 12 gün, 2023/02 döneminde 12 gün, 2023/03 döneminde 5 gün olmak üzere toplam 89 gün işçi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... '' şeklinde karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kooperatif vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin davanın kısmi kabul kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf talebinin reddi kararı talebi doğrultusunda eksik olduğunu, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiği halde eksik inceleme ile kısmi kabul ve kısmi ret kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığını, Kurum açısından hizmet tespitinin yapılabilmesi için hukuki şartlar mevcut olmamakta ve işbu hizmet tespitinin yapılması Kurumun zararına sebep olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan ... hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31... /1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan ... haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça iş yerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3.Eldeki davada; İlk Derece Mahkemesi tarafından, davacının 01.08.2022 tarihinden 12.03.2022 (dahil) tarihine kadar kesintisiz olarak davalı yerde süt toplayıcısı olarak çalıştığı, zira ... Odası yazı cevabından 06.06.2022 tarihinde çay ocağı işletmeciliğinden kaydının silindiği, Vergi Dairesi yazı cevabından da 03.06.2022 tarihinde işi terk ettiğinden tespiti istenen tarihlerde faal mükellef olmadığının bildirildiği, yine günde 3 saat ve haftanın her günü çalışan davacının aylık 90 saat çalıştığı, günlük çalışma süresinin 7,5 saat olarak kabulünde; 90 saat/7,5saat=12 gün aylık çalışmasının bulunduğu, 2023/3 döneminde 13.03.2023 tarihinde girişi yapıldığından 12... saat=36 saat ve 36saat/7,5saat=5 gün çalışmasının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar vermişse de; verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 4.Davacının, davalı işveren tarafından 13.03.2023-24.05.2023 tarihleri arasında yapılan bildirimler tam süreli olup, Mahkemece kabul edilen ayda 12 gün çalışması, sadece sabah-akşam süt toplama saatlerine indirgenmiştir. Oysa; davacı, dava dilekçesinde, sütleri aracı ile topladıktan sonra davalı bünyesinde bulunan tanklara kendisi doldurduğunu, aracı ve gerekli ekipmanları temizledikten sonra diğer işleri yaptığını iddia etmiştir. Davacının bu iddiası üzerinde durulmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, davacıya somutlaştırma yükümlülüğü çerçevesinde hangi tarihte, hangi saatlerde, hangi işleri yaptığı, çalışmasının tam süreli mi kısmi mi olup olmadığı sorulmalı, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında çalışmanın kısmi mi yoksa tam süreli mi olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. Dosya içerisine alınan tüm deliller bu yönden yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken aksi kabul ile hüküm kurulması bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.