Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16459 E. 2026/4337 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16459
Karar No
2026/4337
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/335 E., 2025/202 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı, hizmet tespiti davası davacı ve davalılar ..., ... ve Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 02.01.1999 – 22.01.2011 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde (.. ...) .. olarak çalıştığını, işverenin ihale aldığı ve müvekkilinin ... .. .. okulunda fotograf çektiğini, davalının müvekkilini 22.01.2011 tarihinde bir kağıt imzalatarak işten kovduğunu, müvekkilinin sigortasının eksik yatırıldığını, 360’şar gün çalıştığı halde 2002 yılında 17... yılında 266 gün, 2009 yılında 1 25... yılında 267 gün, 2005 yılında 256 gün, 2006 342, 2007 yılında 245 gün, 2008 yılında 327 gün, 2009 yılında 2 64... yılında 315 gün sigortalı gösterildiğini, davalının müvekkilinin amcası ... yanında inşaat işçisi olarak gösterdiğini, müvekkilinin fotografcı olup, foto ...'de çalıştığını belirterek; davacının eksik olan hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; gerekli kamu araştırılmasının yapılması gerektiğini, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, kayıt ve belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait bir yükümlülük olduğunu, ve Kurumun sorumlu tutulamayacağını, kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket ve ... vekilinin cevap dilekçesinde; davalının şahsının davacı ile hiçbir hukuki ilişkisi bulunmadığını, ve davalı sıfatının olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, iddia edilen olayların gerçeklikten uzak olduğunu, beyanla davanın reddini talep ve beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "..Eldeki davada mahkemenin hizmet tespitine yönelik kararı eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Dosya kapsamında, davacını çalışmalarının başlangıç ve bitiş tarihleri ile ilgili yapılan araştırmalar yetersiz olup bu husus özellikle tanıklardan sorularak, beyanlar değerlendirilmeli; askeri birlik içindeki fotoğraf işinin de ihale ile verildiğinin anlaşılması karşısında, ihale evrakları getirtilmeli, evraklar yoksa fotoğrafçılık işinin hangi dönemlerde ihale edildiği ilgili birlikten sorulmalı, davacı ile ilgili varsa nizamiye giriş çıkışlarına ilişkin belgeler getirtilip sonucuna göre karar verilmelidir. ..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, davanın tümden kabulüyle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalılar ..., ... ve Kurum vekilleri, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79, 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesidir.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve ..., ... ve Kurum vekilleri, tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz haçlarının ilgililerinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/16459, K. 2026/4337, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-16459-e-2026-4337-k-a6cea9a39e40