Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15733 E. 2026/3217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15733
- Karar No
- 2026/3217
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2179 E., 2025/2853 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/502 E., 2022/197 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ait otelde çalıştığını, ancak çalışmalarının fer’i müdahil Kuruma eksik bildirildiğini beyanla davacının 2008/8 – 2012/3. aylar arasındaki çalışmalarından eksik bildirilen çalışmalarının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmalarının bildirilen süre kadar olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ile davacı ...’ın davalı işveren ......'ye ait ... sicil numaralı işyerinde taleple bağlı kalınarak 01.08.2008-31.03.2012 tarihleri arasında asgari ücretle sürekli ve kesintisiz olarak 1320 gün çalıştığı 775 günlük çalışmasının fer’i müdahil Kuruma bildirildiği, 545 günlük çalışmasının fer’i müdahil Kuruma bildirilmediği kanaatine varılmakla ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; her ne kadar davalı tarafça puantaj kayıtlarına dayanılarak davacının bir kısım çalışmaları fer'i müdahil Kuruma eksik bildirilmiş ve dosyada mevcut puantaj kayıtları ile ücret bordrolarının da davacı tarafından imzalanmış oldukları anlaşılmaktaysa da; bu belgelere karşı davacı tarafça vardiya kayıtları delil olarak sunulmuş olup anılan kayıtların iş yeri genel müdürü ve departman şefi tarafından imzalanmış oldukları, bu itibarla; davalı tarafça sunulan yazılı kanıtlarının aksini ispatlayacak eşdeğer belgenin de davacı tarafça sunulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan; davaya konu iş yerinin mevsimlik iş yeri olmadığı yukarıda anılan denetmen raporu ile tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan vardiya kayıtlarına göre; fer'i müdahil Kuruma eksik bildirim yapılan 18.02.2008 - 01.04.2012 tarihleri arasındaki haftalık çalışma çizelgelerinde davacının, haftada 6 gün çalıştığı, 1 gün izin yaptığı görülmekte olup bordrolarda isimleri bulunan tanıklar tarafından da davacının aralıksız çalıştığının beyan edildiği anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair kurulan hükmün usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmış, sonuç itibarıyla; 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesinde yer alan ve incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf yoluna başvuranın davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirketin fiilen çalışılan süreyi eksiksiz olarak sigortaya bildirdiğini, davacının yapılan sigorta bildirimlerinin çoğunun 30 gün olarak bildirildiğini, bunun belgeler ile sunulduğunu, sadece tanık anlatımlarına değer verilerek düzenlenen denetime elverişsiz raporu dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ve feri müdahil Kurum davalı vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.