Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4732 E. 2026/2542 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4732
Karar No
2026/2542
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/921 E., 2025/936 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/119 E., 2022/150 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 23 44... parselde bulunan taşınmazda müştereken hissedar olduklarını, taşınmazın 2 dükkân ve 6 daireden oluştuğunu, daire ve dükkânların kira bedellerinin taşınmaz hisseleri oranında pay edilmediğini, davalının hisse oranından daha fazla kira bedeli aldığını, müvekkillerinin de hisse oranlarından daha düşük kira bedeli aldığını, müvekkillerinin ecrimisil bedelleri hakkında icra takibi başlattığını, davalının bu takiplere haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının haksız olarak elinde bulundurduğu süre ile işbu taşınmazdan haksız olarak elde ettiği kazancın icra takip tarihinden itibaren geriye doğru son beş yılı kapsayacak şekilde tespitine, öncelikle davalıların Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2020/7219 Esas ve 2020/7217 Esas sayılı dosyalarına yaptığı itirazın iptal edilmesine ve davalının kötüniyetli itiraz etmesi sebebi ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkilleri lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, olmadığı takdirde tespiti yapılan ecrimisil bedellerinin, dava tarihinden itibaren geriye doğru son beş yılı kapsayacak şekilde hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik asıl ve birleştirilen davalarda ayrı ayrı 17.700,00 TL'nin müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda davacı ...'ın 3/20, diğer davacı ...'ün 3/20, dava dışı ...z'ın 6/20 ve davalı müvekkilinin 8/20 payın maliki olduğunu, ...'ın hissedarların annesi olduğunu, müvekkilinin ...'a vasi olarak atandığını, davalının kira bedellerini vesayeti altındaki annesine harcadığını belirterek haksız davanın reddini, davacıların dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ...'ın mirasçıları oldukları, tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu, dosyaya gelen belgeler ile tanık beyanları doğrultusunda; dava konusu olan Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 23 44... parsel sayılı taşınmazda asıl ve birleştirilen davalarda davacıların payına dayalı ecrimisil alacağına yönelik taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmakla; asıl davanın kabulü ile; Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2020/7219 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 3.540,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen davanın kabulü ile Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2020/7217 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 3.540,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 23 44... parsel sayılı taşınmazda bulunan dairelerden asıl ve birleştirilen davada davacıların ve davalının çekişmesiz olarak kullandıkları/kiraya verip kira bedellerini tahsil etmek suretiyle yararlandıkları dairelerin bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin asıl ve birleştirilen davaya ilişkin istinaf itirazının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleştirilen davada davacının itirazının iptali ve terditli olarak ecrimisil alacağı isteminin reddine, davacıların kötüniyeti ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlarda fiili taksim yapılmadığını, kat irtifakı kurulmadığını, müvekkillerinin çekişmesiz olarak kullandıkları ve kiraya verip kira bedellerini tahsil etmek suretiyle yararlandıkları herhangi bir daire olmadığını, müvekkilleri lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taleplerin likit ve yargılamaya muhtaç olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl ve birleştirilen davada paydaşlar arasında ecrimisil alacağına ilişkin yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, terditli olarak ecrimisil alacağı istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4732, K. 2026/2542, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4732-e-2026-2542-k-b3d98f6edf9f