Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/748 E. 2026/2923 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/748
- Karar No
- 2026/2923
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2314 E., 2025/2025 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/403 E., 2023/326 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin emeklilik sonrasında davalı işveren Şirketin işçisi olarak 2014 yılı Ağustos ayında işyerindeki kırma eleme tesisinde iş makineleri formeni olarak çalışmaya başladığını, eğitiminin bu ihtisas alanında olduğunu, aylık ücretinin en son toplam net 30.000,00 TL olduğunu, davacıya ödemelerin hep geç, düzensiz ve eksik olarak yapıldığını, işten ayrıldığı tarihte dokuz aylık ücret alacağı bulunduğunu, iş sözleşmesini 25.02.2019 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işveren nezdinde 26.08.2014-25.02.2019 tarihleri arasında çalıştığı, yapılan yargılama sırasında dinlenen tanıkların beyanlarından davalı işyerinde elden ödeme yapıldığının anlaşıldığı, emsal ücret araştırması ve tanık beyanları ile davacının ücret iddiasının ispatlandığı, davacının ücretlerinin düzensiz ödendiği ve ücretinin sigorta kayıtlarında gösterilen ücretten daha yüksek olduğu, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının bakiye 74 günlük yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, davacı işçinin dokuz aylık çalışmasına ilişkin ücretinin tam ve eksiksiz ödendiğine dair işverence herhangi bir belge sunulmadığından iddianın aksinin ispatlanmadığı, taleple bağlılık ilkesi gereği taleple bağlı kalınmak suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada dinlenen tanıkların ücrete ilişkin anlatımları, davacının işverene ait iki ayrı şantiyede çalışması, kıdemi ve yaptığı iş nazara alındığında bordroda yazılı ücret ile çalıştığına dair davalı savunmasının yerinde görülmediği, davacı tarafça ücretin 30.000,00 TL olduğu iddia edilmiş ise de davacı tanığı Ö.S'nin beyanından anlaşıldığı üzere davacının hesabına yapılan işe göre hak kazanılan ilave primlerin de yatırıldığı ve davacıyla birlikte çalışan diğer işçilerin ücretlerinin asgari ücreti aşan kısmının bu primlerden karşılandığı anlaşılmakla miktarı, sıklığı ve bizatihi davacı için ödenen tutarı belirlenemeyen bu ödemelerin aylık ücret hesabında dikkate alınmasına imkân bulunmadığı, dava dilekçesinde ücretin asgari geçim indirimi dâhil 7.500,00 TL olduğu belirtildiğinden ve iki şantiye için iki ayrı ücret alındığı ileri sürüldüğünden ücret bordrosunda yer alan 191,88 TL asgari geçim indiriminin ücretten mahsubu sonrasında davacının aylık çıplak ücretinin net 14.808,12 TL olarak belirlendiği, davacının aynı anda her iki şantiyede çalıştığı ve iki ücret aldığının tanıklarca doğrulanması nedeniyle davalı tarafın aksi yöndeki savunmalarına değer verilmediği, davacının ücretinin usulüne uygun şekilde ödenmediği anlaşılmakla davacı yararına kıdem tazminatına hükmedilmesinin yerinde görüldüğü, somut uyuşmazlıkta davacı tarafça dokuz aylık ücret alacağının bulunduğu iddia edilmekle birlikte hangi aylara ilişkin ücretin ödenmediğinin belirtilmediği ve davacı işçinin uzun süre ücret almadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alındığında bilirkişi raporunda 2018 yılı Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin ücretin ödenmediği tespiti gözetilerek bu iki ayla sınırlı olarak net 14.808, 12... = 29.616,24 TL'nin brüt karşılığı olan 41.427,11 TL ücret alacağından taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması gerektiği, İlk Derece Mahkemesince aylık ücretin net 30.000,00 TL olduğunun kabulünün hatalı olduğu gibi davacının dokuz aylık ücretinin bulunduğu belirtilmesine rağmen ücret alacağının 75.503,94 TL olarak tespitinin de çelişkili olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkilinin aylık ücretinin hatalı belirlendiğini, b. Bölge Adliye Mahkemesince ücret alacağının iki aylık dönem ile sınırlandırılmasının haksız olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının ücret alacağı bulunmadığını, b. Kıdem tazminatına hükmedilmesinin isabetli olmadığını, c. Davacının aynı dönem içinde iki farklı işyerinde çalıştığı ve iki farklı ücret aldığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, d. Yıllık izinlerinin tamamının hiç kullandırılmamış olmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; aylık ücretin miktarı ile davacının kıdem tazminatı ile ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ve alacakların hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.