Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1669 E. 2026/1072 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1669
- Karar No
- 2026/1072
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/1669 Esas
KARAR NO:2026/1072
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:15/10/2025
NUMARASI:2022/93 ESAS 2025/242 KARAR
DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:02/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA;Davacı dava dilekçesinde; Davalı adına tescilli ... tescil ve 1 sıra numaralı "...” tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olmadığından, hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasını haklı çıkaracak bir delilin dosyada mevcut bulunmadığını, dosyaya sunmuş olduğu soyut beyan ve delillerin hiç birini de kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 11/06/2019 tarihli 2017/748 E. - 2019/276 K. sayılı kararının istinaf edilmesi neticesinde Dairemizin 2019/2376 Esas 2022/561 Karar 31/03/2022 Tarihli kararı ile kaldırılmasına karar verilmiştir.
YENİDEN YAPILAN YARGILAMADA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 15.10.2025 Tarih 2022/93 Esas 2025/242 Karar sayılı kararı: "...Yukarıda belirtili ara kararlar ışığında kaldırma ilamı kapsamında delil ibrazı için sürelerin verildiği, sonrasında gerekli yazışmaların yapıldığı, ... firmasına istinabe yolu ile yazılan müzekkereye cevap verildiği, cevabi yazıda istenilen konu ile dava dilekçesi arasında bir bağlantı bulunamaması sebebiyle iade döndüğü anlaşılmakla, bahsi geçen cevabi yazının bile sunulmasının çok uzun zamana tekabül ettiği gibi yeniden müzekkere yazılmasının somut olaya etki etmeyeceği, zira belge saklama süresinin dolduğu nitekim davacı vekili 22/10/2024 tarihli beyan dilekçesi ile açıkça evrak saklama süresinin 5 yıl olması sebebi ile olumsuz cevap verileceğini beyan ettiği, bu durumda yeniden müzekkere yazılmasında hukuki fayda olmadığı, nitekim ilgili resmi birimin de bağlantı kurulamaması sebebi ile olumlu yönde cevap vermediği bu durumda yeniden yurt dışı firmasına müzekkere yazılmadığı, mahkememizce 09/10/2024 tarihli duruşma ile; davacı vekiline" ... Şirketlerine yazılan müzekkerelerin iade döndüğü, Nobel Grup Şirketi yönünden ise adres olmadığından müzekkere yazılamadığı anlaşılmakla, davacı vekiline bahsi geçen şirketlerin doğru adreslerinin bildirilmesi için 2 hafta kesin süre verilmesine, bilgi verilmesi halinde ilgili şirketlere yeniden müzekkere yazılmasına, kesin süre içerisinde bilgi verilmemesi yahut bilgi verilip de çıkartılan müzekkerelerin yeniden iade dönmesi halinde ilgili yerlere müzekkere yazılması isteminden vazgeçilmiş sayılacaklarının ihtarına" şeklinde ara karar ile süre verildiği ancak Nobel Grup şirketi yönünden davacı tarafın kesin sürede adres bildirilmediği ve yine... yönünden bildirilen adrese çıkartılan tebligatın yeniden iade dönmesi sebebi ile 09.10.2024 tarihli duruşmanın 2 numaralı ara kararı gereği işbu şirketlere müzekkere yazılması yönündeki ara kararlardan dönülmesine karar verildiği, ... şirketi ise vermiş olduğu cevabi yazıda bilgilerinin bulunmadığı yönde cevap verdiği ve yine ... şirketi vermiş olduğu cevabi yazıda "Bahse konu kapı kolu aynası, ... ... firmasının 2008 tarihli ürün kataloğunda mevcuttur. Davacının mahkemenize sunduğu katalog orjinaldir. Bu sebeple 2008 yılından beri üretildiği ve piyasada olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtilmiş ise de verilen cevabi yazının, dava konusu ...'nin fiilen hangi tarihten itibaren üretimde olduğu, matbaanın ilgili kataloğu hangi tarihte bastığının sorusuna net bir yanıt sunmadığı, ilgili cevabi yazı kapı kolu aynasının ürün kataloğunda olduğu konusunda netlik ihtiva etse de uyuşmazlığın esas konusu olan kataloğun hangi tarihte basıldığı ve üretimin hangi tarihte başladığı noktasında net bir cevap ihtiva etmediği, üretim tarihi ve basım tarihi konusunda verilen cevabi yazının yüzeysel ve varsayımsal olduğu, nitekim cevabi yazıdaki" Bu sebeple 2008 yılından beri üretildiği ve piyasada olduğu anlaşılmaktadır." ibaresi de verilen cevabın kesin olgulara değil varsayıma ve çıkarıma dayandığını doğruladığı, bu durumda yapılan araştırmalar ve incelemeler neticesinde davacı yanın davasını ispata elverişli bir delil elde edilemediği anlaşılmakla davanın reddi yönünde aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM; 1-Açılan davanın reddine,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda tescile konu hükümsüzlüğü talep edilen tasarımın aynısının; ... ....,Ltd. adlı Çin firmasına ait 2008/2009 yılı ... kataloğu içerisinde yer aldığı, yurt dışında uzun yıllardır üretilen tasarımın Türk firmaları tarafından da 2008 yılından bu yana üretildiği, yenilik kriterine sahip olmadığı sonucuna varıldığını, Sunulan deliller kapsamında ilgili yerel firmalara ve Çin firmasına müzekkere yazıldığını, Yazılan müzekkereye Çin firması tarafından cevap verilmediğini, Yerel firmalardan .... Şti. tarafından verilen cevap iddiaları doğrular nitelikte olup, 28.03.2023 tarihli cevabi yazıda;"Bahse konu kapı kolu aynası ... ... firmasının 2008 tarihli ürün kataloğunda mevcuttur. Davacının mahkemenize sunduğu katalog orijinaldir." denildiğini, dosyaya sunulan ... firmasına ait 2008/2009 tarihli kataloğun orijinal olduğunu, 2008/2009 yılına ait olduğu yerel firmanın müzekkereye vermiş olduğu cevap ile kanıtlandığını, "... firmasının 2008 yılı kataloğuna ait basım faturasının" elde edilmesi fiilen ve hukuken imkansız olduğunu, bir çok ülkede olduğu gibi Çin'de de mali evrakların saklama süresi 5 yıl olduğunu, son yıllarda uygulamaya giren e-arşiv faturalarının saklanma süresi dahi 10 yıl olduğu dikkate alındığında 14 yıl öncesine ait bir evrakın ülke içindeki bir firma tarafından sunulması "fiili ve ..." içerdiğini, yurt içindeki bir firmanın 10-11 yıl önceki faturasına dahi ulaşmak mümkün değilken Çin gibi bir ülkeden 14 yıl önceki bir faturayı elde etmek mümkün olmadığını, Ticaret Kanunu kapsamında "Haksız Rekabet"e neden olduğu bir gerçek olduğunu, bu haksız rekabete karşı açılan iptal davalarında; delil olarak sunulan "üzerinde tarih taşıyan" 10 yıldan eski, yabancı firmaya ait bir kataloğun basım faturasının istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilgili fatura delilinin elde edilmesi "..." ve "..." nedeniyle mümkün olmadığını, Hükümsüzlüğü talep edilen "kapı kolu aynası" tasarımının yer aldığı, müvekkili firmanın elindeki en eski katalog yabancı firmaya ait olup 2008 yılına ait olduğunu, İlgili kataloğun yabancı firmaya ait olduğu dikkate alındığında söz konusu ürünün 2008 yılından önceki yıllarda da üretildiği kuvvetle muhtemel olduğunu, Web kataloglarının yaygın olarak kullanılmadığı o yıllarda; ülkemizdeki firmalar yurt dışı fuar vb. ziyaretlerde elde ettikleri görselleri kullanarak yurt içinde üretim yaptıklarını, O yıllarda yurt dışı piyasalara 2-3 yıl önce sunulan pek çok ürün ülkemizde taklit edilerek piyasaya sunulmuş ve bazıları da Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil edildiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava;Davalı adına tescilli 2010/00325-1 başvuru numaralı "..." tasarımının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar alınan bilirkişi heyet raporlarında, davacı tarafça yenilik giderici olarak sunulan delillerden, ... firmasına ait 2008 yılı ürün kataloğundaki tasarım ile karşılaştırılarak, davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliğine sahip olmadığı tespitinde bulunulmuş ise de kataloğun her zaman basımının mümkün olduğu gözetilerek, Dairemiz'in 2019/2376 Esas 2022/561 Karar 31/03/2022 Tarihli ilam gereği davacı vekiline kataloğun basım tarihini ispat imkanı verilmiş ise de yazılan müzekkerelere verilen cevaplar nazara alındığında kataloğun hangi tarihte basıldığı ve üretimin hangi tarihte başladığı belirlenemediği, davacı tarafından bu hususa ilişkin başkaca bir delil ibraz edilmediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2026