Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15235 E. 2026/3168 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15235
- Karar No
- 2026/3168
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2534 E., 2025/1428 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/456 E., 2022/558 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum ve davalı Şirket vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ....'ye ait iş yeri çalışanlarından Kurum sigortalısı ...'ün 16.03.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremez durumuna girdiğini, iş kazası nedeniyle müvekkil Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelir, ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi masrafından oluşan kurum zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... .... vekili; müvekkili şirketin ahşap ambalaj malzemesi üretimi ile iştigal ettiğini, üretilen bir kısım ambalaj malzemelerinin presten geçirildiğini, presleme işinin pres ustaları tarafından yapıldığını, pres ustasının prese altına koyduğu ürünün pres makinesinden dışarıya doğru en az 60-70 cm sarktığından sarkan kısım yere doğru eğim yaptığını, bu eğimi önleyerek sarkan kısmı yere paralel hale getirmek için eleman çalıştırıldığını, sigortalının iş
yerindeki görevinin presten en az 60-70 cm dışarıya taşarak yere doğru sarkan esnek ahşabı ucundan tutarak yere paralel hale getirmekten ibaret olduğunu, sigortalının elini presin altına veya içine koymasına asla gerek olmadığını, olayda sigortalının hiç gerekli olmadığı halde elini pres içine sokarak kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkili iş yerinin düzenli olarak iş güvenliği denetiminden geçtiğini, iş güvenliği açısından hiç bir kusur ve noksanının da olmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı kusurlu olduğu halde davacı Kurumun müvekkili tamamen kusurlu gösteren ve kendi elemanları tarafından tutulmuş olan hasar ve kusur raporunu kabul etmediklerini, davacının talep ettiği alacak miktarlarının kabul etmediklerini, ayrıca sigortalının olaydaki kusuru nedeni ile talep edilen alacağın hukuki bir dayanağının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı Şirket vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yerel Mahkeme kararına yönelik istinaf başvuru sebepleri yerinde görülmediğinden davalı ... .... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulüne, yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının kusur oranının eksik ve hatalı tespit edildiğini, buna yönelik itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, davalının %100 kusuru üzerinden karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme sonucu karar verildiğini, kazaya uğrayan işçinin kendi görev tanım ve kapsamında olmayan hareketi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, Kurumca düzenlenen kaza raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.