Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12892 E. 2026/3313 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12892
Karar No
2026/3313
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2348 E., 2025/1345 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/311 E., 2024/463 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın 07.03.2022 tarihinde ... isimli tersanede ... firması tarafından yapımı sürdürülen geminin bordasına kurulu iskelenin söküm işini yaptığı sırada denize düşerek vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenlerin kusurlu olduğunu belirterek destekten yoksun kalan davacıların maddi ve manevi zararlarının tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde, müteveffanın kendi işçileri olmadığını, ölen işçinin geriye eşi ve çocukları kaldığından davacıların husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalı arasında imzalanan sözleşme gereğince kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusurunun bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacıların ölen işçinin anne, babası ve kardeşleri olsa dahi aralarında uzun yıllardır kırgınlık olduğunu ve görüşmediklerini, müteveffanın ekonomik durumu ve kirada oluşu gözönüne alındığında anne ve babaya maddi destek olabilecek durumda olmadığını, müvekkili şirketin meydana gelen kazada herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde ... işçinin kusurlu davrandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davacıların maddi tazminat yönünden davasının kısmen kabul kısmen reddi ile a-369.855,59 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b-300.990,02 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacıların manevi tazminat yönünden davasının kısmen kabul kısmen reddi ile a-250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b-250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, c-130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ç-130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, d-130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, e-130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, f-130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, g-130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, h-130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ı-130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, mahkemece yapılan ücret araştırması sonucu gelen yazı cevapları, tanık beyanları, davacının mesleki kıdemi, yaptığı işin niteliği dikkate alındığında, davacı tarafından iddia olunan ücretin ispatlanamaması nazara alındığında bordrolarda belirtilen ücrete itibar olunması isabetli bulunduğu,Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 6331 Sayılı Kanun ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli oldukları, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından mahkemece kazanın meydana gelmesinde davacıların murisinin %30 davalıların toplamda %70 oranında kusurlu bulunduklarının kabulünde isabetsizlik görülmediği,mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı dosya kapsamına uygun olduğu, hükmedilen tazminatlara iş kazası tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş olmasında bir hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esasa alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, pay oranlarının yanlış belirlendiğini, kusur oranı ile ilgili değerlendirmelerin çelişkili ve yetersiz olduğunu, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu, hükmedilen tazminatlara yasal faiz uygulanması hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, kusur oranlarının tespitine ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğu, dava konusu olayda davalı şirketin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, maddi ve manevi tazminat sorumluluğunun sadece kusur oranı ile sınırlı olması gerekirken, oran belirtilmeksizin müteselsilen sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacıların hepsinin lehine manevi tazminata hükmedilmesi hakkaniyete aykırı olduğunu, ölenin anne ve babasına düzenli olarak destekte bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde, kusur bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, maddi ve manevi tazminat sorumluluğunun sadece kusur oranı ile sınırlı olması gerekirken, oran belirtilmeksizin müteselsilen sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar ve de yargılama vekalet ücretlerinin fahiş ve fazla olduğunu ,müteveffanın uzun yıllar anne ve babasına destek olacağı kabul edilerek anne ve babanın destekten yoksun kalma taleplerinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davacılar vekilinin davacı anne ve baba lehine hükmedilen maddi tazminatlara ve davacı kardeşler yönünden hükmedilen manevi tazminatlara ilişkin temyiz itirazlarının ve davalılar vekillerinin davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

B) Davacılar vekilinin davacı anne ve baba yönünden reddedilen manevi tazminatlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacılar vekilinin davacı anne ve baba lehine hükmedilen maddi tazminatlara ve davacı kardeşler yönünden hükmedilen manevi tazminatlara ilişkin temyiz isteminin ve davalılar vekillerinin davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

Davacılar vekilinin davacı anne ve baba yönünden reddedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz yoluna başvuru harçlarının ve aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara, davalılar tarafından yatırılan temyiz harçlarının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12892, K. 2026/3313, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-12892-e-2026-3313-k-2699103a407b