Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12710 E. 2026/4303 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12710
Karar No
2026/4303
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/671 E., 2025/983 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/249 E., 2024/576 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar ... ile ... Gayrimenkul şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava ve talep artırım dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ...'nun 10.02.2018 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve .. Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ...'nun, dava dışı .. firması sahibi ve yetkilisi ...'nun kardeşi ve aynı zamanda çalışanı olduğunu, davalı .. Şirketi ile diğer davalı .. Asansör -... arasında insan asansörü yapım işi kapsamında sözleşme imzalandığını, yapılacak asansörün kuyularının bölme işi ve diğer işlerin tamamının anahtar teslimi olarak yüklenici firmaya ait olacağı konusunda anlaşma yapıldığını ve işin ifası sırasında yüklenici firmanın kendi işçilerini çalıştıracak olup, işverenin müdahale, emir ve talimat verme yetkisi bulunmadığını, yapılan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, davanın ...' na ihbar edilmesini, eser sözleşmelerinde yüklenicinin işçilerin geçirdikleri iş kazasından dolayı iş sahibinin sorumlu tutulamayacağını, kusura ilişkin düzenlenmiş olan uzman görüşünü dosyaya ibraz ettiklerini, uzman görüşünde .. Ltd. Şti'nin hukuki sorumluluğu olmadığını, şirket yetkilisinin cezai sorumluluğu olmadığının belirlendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile A- Maddi tazminat davanın kabulüne; 1- Net 586.852,32-TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağı talebinin kabulü ile alacağın kaza tarihi olan 10.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı anne ...'na verilmesine, 2-Net 310.522,57-TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağı talebinin kabulü ile; alacağın kaza tarihi olan 10.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı baba ...'na verilmesine, B-Manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine, 1-Net 75.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile alacağın kaza tarihi olan 10.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı anne ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Net 75.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile alacağın kaza tarihi olan 10.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı baba ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Net 50.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile alacağın kaza tarihi olan 10.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ağabey ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar ... ve .. Gayrimenkul İnş. Orm. Ürn. Pet. Ürn. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazazede ...'nun davalı ... Gayrimenkul şirketine ait bina inşaatında, dava dışı ... nezdinde beden işçisi olarak çalışırken, 10.02.2018 tarihinde asansör montajı için gerekli malzemeleri 12. kata çıkardıkları sırada asansör boşluğuna düşmesi nedeniyle geçirdiği iş kazası sonucu ağır yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede 05.03.2018 tarihinde vefat ettiği, meydana gelen olay nedeni ile, hem ... hem de Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapıldığı, ... soruşması sonucunda, Başmüfettiş tarafından tanzim edilen 27.09.2018 tarihli raporda, olayın bir iş kazası olduğu ve kaza nedeni ile, kazazede işçinin %10, davalılar ... Gayrimenkul şirketinin %45 ve dava dışı ...'nun %45 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca yaptırılan incelemede ise davalı ...'in asli, ..., ... ve ...'nun tali kusurlu olduklarının tespit edildiği, Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle ölüme sebep vermek suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, sanık ... ...'in atılı suçun unsurları oluşmadığından beraatine, sanık ...'in üzerine atılı Taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu işlediği sabit görüldüğünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kesinleştiği, Mahkemece 16.04.2024 tarihli çelişkiyi gidermek üzere aldırılan kusur heyet raporuna göre davalı ... Gayrimenkul şirketinin %35 (...'in %5 kusuru da dahil olmak üzere), davalı ...-... Asansörleri firmasının %35, dava dışı ...'nun %10, kazazede işçinin %20 oranında kusurlu olduklarının kabul edildiği, 04.06.2024 tarihli aktüerya raporuna göre hüküm kurulduğu, dosya kapsamına göre davalılardan ... Gayrimenkul tarafından inşaatı yapılan binanın asansör montajı işinin davalı ...-... Asansörleri firmasına verildiği, ... Asansör firması ile ... Asansör firması (... ve ortağı) arasında imzalanan sözleşme çerçevesinde davacının çalıştırıldığı, ... müfettiş raporu ve dosya içerisindeki diğer bilgi ve belgeler ile sabittir. İnşaat işinin bir bütün halinde olmayıp bir parçası olan asansör tertibatı kurulma işi olarak bölüme ayrılması sebebiyle davalılar arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... Gayrimenkul Şirketinin sözleşmenin eser sözleşmesi olduğuna ve husumete ilişkin istinaf itirazlarının bu nedenle yerinde olmadığı, ancak davalı ...'in iş kazası tarihinde şirket sahibi ve yetkilisi olduğu, hükme esas alınan kusur raporunda kendisine %5 oranında kusur izafe edilmiş ise de; davalının şahsi kusuruna dair bir tespit yapılmadığı, sırf şirket ortağı olmakla şirketin kusurundan sorumlu olmayacağı, ancak şahsi kusurunun varlığı halinde sorumlu tutulabileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı ...'in bu yöne ilişkin istinaf itirazının yerinde olduğu, bu davalı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu, Dairece yapılan değerlendirme neticesinde anne ve baba yönünden ayrı ayrı 150.000,00 TL, kardeş yönünden 75.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; 1-Davalılar ... ile ... Gayrimenkul şirketi vekilinin duruşma talebinin, HMK'nın 353. maddesi gereğince reddine, 2-Davalı ... Gayrimenkul şirketinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, 3-Davacılar ve davalı ...'in istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği Adana 5. İş Mahkemesinin 2022/2 49... /576 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve istinaf talebi kısmen kabul edilse bile İlk Derece Mahkemesi kararı tamamen ortadan kalkmakla, İlk Derece Mahkemesi kararı yerine geçmek üzere, 4-A-Davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, B-Davanın diğer davalılar ... ve ...-... Asansörleri- ... ... yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile; a-Net 586.852,32-TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatı alacağı talebinin kabulü ile; alacağın kaza tarihi olan 10.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...-... Asansörleri- ... Ticaretten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı anne ...'na verilmesine, b-Net 310.522,57-TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatı alacağı talebinin kabulü ile; alacağın kaza tarihi olan 10.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...-... Asansörleri- ... Ticaretten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı baba ...'na verilmesine, c-Net 150.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile alacağın kaza tarihi olan 10/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...-... Asansörleri- ... Ticaretten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı anne ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ç-Net 150.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile alacağın kaza tarihi olan 10/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...-... Asansörleri- ... Ticaretten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı baba ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, d-Net 75.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile alacağın kaza tarihi olan 10/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...-... Asansörleri- ... Ticaretten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ağabey ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalılar ... ile ... Gayrimenkul Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Müvekkili ... yönünden her ne kadar istinaf talepleri kısmen kabul edilmiş ve davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de davada 3 davacı bulunması sebebiyle hem maddi tazminat hem de manevi tazminat talepleri yönünden üçer ayrı red vekalet ücretine hükmedilmemesi, manevi tazminat ret vekalet ücreti yönünden henüz yürürlüğe girmemiş olan Anayasa Mahkemesi kararına göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, b. Davacıların murisi ... ...'nun, dava dilekçesinin ikinci maddesinde de belirtildiği üzere dava dışı ... Asansör firması sahibi ve yetkilisi ...'nun kardeşi olduğunu ve aynı zamanda çalışanı olduğunu, müvekkili şirket ... Gayrimenkul İnşaat Ltd. Şti.'nin yetkilisi müvekkili ... ile diğer davalı ... Asansör-... ... firması yetkilisi ... arasında "..Mah. .. Sok. No:.. ../.." adresinde bulunan inşaata 4 adet "İnsan Asansörü Yapım İşi" kapsamında imzalanan 16.12.2017 tarihli sözleşme bulunduğunu, dosyada mübrez işbu sözleşme hukuki olarak değerlendirildiğinde sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunun görüldüğünü, müvekkillerinin hukuki sorumluluğunun da eser sözleşmesi kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili ... Gayrimenkul İnşaat Ltd. Şti.'nin taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında iş sahibi olduğunu, müvekkili ...'in iş sahibi şirketin yetkilisi olduğunu, diğer davalı ... Asansör-...'nin sözleşme kapsamında yüklenici olduğu ve yapımını üstlendiği insan asansörü yapım işinin işçilik kısmı için dava dışı ... Asansör firması sahibi (aynı zamanda müteveffanın işvereni ve ağabeyi) ... ile Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1088 E. sayılı dosyasında da yer alan "4 adet asansörün 0(sıfır)'dan başlayıp bitirim işini (sadece işçiliğini) KDV hariç" kapsamında imzalanan hizmet alım sözleşmesi uyarınca aralarında 4857 sayılı İş Kanunu madde 2/6-7 kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunun görüldüğünü, eser sözleşmesi mevcut olduğu için "iş sahibi" konumunda olan müvekkillerinin TBK gereği sorumlu tutulamayacağını, husumet itirazlarının bulunduğunu, c.Hükmedilen manevi tazminatın davacıların zenginleşmesine sebebiyet verdiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme 1.Davalılar ... ile ... Gayrimenkul şirketi vekilinin davacı baba için hükmedilen maddi tazminata ve davacılar için hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.6100 sayılı HMK nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Davalılar ... ile ... Gayrimenkul şirketi vekilinin davacı anne için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar ... ile ... Gayrimenkul şirketi vekilinin davacı baba için hükmedilen maddi tazminata ve davacılar için hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE, 2.Davalılar ... ile ... Gayrimenkul şirketi vekilinin davacı anne için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12710, K. 2026/4303, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-12710-e-2026-4303-k-d150c2d6302c