Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/741 E. 2026/3854 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/741
Karar No
2026/3854
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1426 E., 2024/2050 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/192 E., 2021/118 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 34... parsel sayılı 730,96 m² yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş ve edinme sütununda kullanıcısının tespit edilemediği belirtilmiş, taşınmazın 20807/73096 hissesi dava tarihinden önce 12.12.2018 tarihinde, 52289/73096 hissesi İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden sonra 04.04.2012 dava dışı üçüncü kişilere 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun uyarınca satılmıştır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1 34... parsel sayılı taşınmazın 600,00 m² yüzölçümü ile ... adlı kişiden 1989 yılında satın aldığını ileri sürerek, müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibarıyla Hazine adına kayıtlı kısımda davacının fiili kullanımının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla Hazine adına kayıtlı kısmının istinafdan sonra dava dışı üçüncü kişiye devredildiğinin anlaşıldığı ancak usul ekonomisi gereği davacının fiili kullanımının bulunduğunun ispat edilemediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili tarafından taşınmazın 23.02.2009 tarihli "Zilyet Devir Senedi" ile 600 m² yüzölçümlü kısmının ...'ndan bedeli ödenerek alındığını, ...'nun 1989 yılından beri taşınmazın hem zilyeti hem de belediye kayıtlarında taşınmazla ilgili resmi sıfatının var olduğu bilgilerine ulaştığını, ancak eski hak sahibi (satıcı) ...'nun, taşınmazın zilyetliğini müvekkiline devir etmesine rağmen, daha sonraki bir tarihte bu taşınmazı ... isimli üçüncü bir şahsa devir ederek çifte devir anlaşması yapmış olduğunu öğrendiklerini, ... isimli kişinin İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/340 Esas ve birleşen 2015/398 Esas sayılı dosyalarında davasının reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, buna göre müvekkilinin hakkının korunduğunu, müvekkili ve eski sahibinin fiili kullanımının mevcut olduğunu, emlak kayıtlarının dosyaya sunulduğunu ve dosya kapsamına göre davalarının ispat edildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanun'un Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında davacının fiili kullanımının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/741, K. 2026/3854, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-741-e-2026-3854-k-d9587f706d54