Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15762 E. 2026/4364 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15762
- Karar No
- 2026/4364
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2011 E., 2024/1537 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/280 E., 2022/273 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 07.05.2018 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile "davacının 428.362,72 TL sürekli iş göremezlik ile 406,48 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 428.669,20 TL. maddi tazminat alacağının iş kazası tarihi olan 07.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının 38.000,00 TL manevi tazminat alacağının iş kazası tarihi olan 07.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacının bakıcı-bakım giderleri ile ... tarafından karşılanmayan sağlık ve tedavi giderlerinin tazminine yönelik davasının ayrı ayrı reddine "karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacıya izafe edilen kusur oranının fazla olduğunu, ,sürekli iş göremezlik oranının düşük belirlendiği, hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması gerektiği, asgari ücretten hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, davacının vasıflı bir işçi olup, brüt olarak yaklaşık 3.000,00 TL ücret aldığını, asgari geçim indiriminin eksik hesaplandığını, bakıcı gideri ve tedavi gideri hesaplanması ve asgari ücret artışının resen gözetilmesi gerektiğini, ... tarafından peşin sermaye değeri, geçici iş göremezlik vs ödemelerinin hatalı hesaplandığını, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, reddedilen manevi tazminat bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını, tazminatlar bakımından faizin başlangıç tarihi ve oranının hatalı olduğunu, her bir talebi açısından lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı vekili, kusur yönünden bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, ... tarafından verilen %32 oranında meslekte kazanma gücü kaybına ilişkin karara itiraz edildiği halde Adli Tıp Genel Kurulu'ndan rapor aldırılmadan hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğunu, takdir edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Taraf vekillerinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları açısından, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. 2. Taraf vekillerinin maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2. Dosya kapsamından, davacının, davalı iş yerinde hamur şekillendirme makinesinde çalıştığı, dava dilekçesinde brüt 3000 TL ücret aldığını, yemek ve servis ödemesi bulunduğunu iddia ettiği, hizmet cetvelinde bildirimlerin asgari ücret düzeyinde olduğunun görüldüğü ,ücret bordrolarının imzalı olmadığı, ücret bordrolarındaki bildirimler ile banka ödemelerinin uyumlu olduğu, asgari ücret esas alınarak zararın hesaplandığı bilirkişi raporuna göre Mahkemece karar verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık maddi zararın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda, emsal ücret araştırması yapılmaksızın sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; sigortalının yaptığı iş, yaşı, mesleki kıdemi, iş yerindeki kıdemi belirtilmek suretiyle TÜİK’den, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan ve meslek odalarından sigortalının bilinen devrede alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip davacının gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek, usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.