Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12651 E. 2026/7731 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12651
- Karar No
- 2026/7731
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/607 E., 2024/802 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/445 E., 2022/480 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl işveren .... Belediye Başkanlığının alt işvereni olan davalı..... Yön. A.Ş.'de atık toplama işçisi olarak çalışan davacının iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalıların kusurlu olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazalının diğer davalının işçisi olduğunu, ihale şartnamesi ve hizmet alım sözleşmesi gereği emir ve talimat verme yetkisinin ve gerekli iş sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini alma görevinin diğer davalıda olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun olmadığını, talep edilen manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... Yön. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusuru olmadığını, işverenin gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini aldığını, davacının kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, davacının kaza tarihinden sonrada müvekkili işyerinde çalışmaya devam ettiğini, talep edilen manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelmesinde asıl işveren davalı ... Başkanlığının %20, alt işveren olan diğer davalının %50, davacının %30 oranında kusurlu oldukları, davacının %29 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 625.342,19 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının taşeron firma işçisi olarak çalışırken kaza geçirdiğini, iş kazası yönünden müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadığını, davacıya gerekli eğitimleri verme ve gerekli iş güvenliği tedbirlerini alma görevinin diğer davalıda olduğunu, bu nedenle müvekkili yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatların yüksek olduğunu, müvekkilinin kusur ve sorumluluğu bulunmadığından hakkındaki davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.