Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1418 E. 2026/55 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1418
Karar No
2026/55
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

71.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

ESAS NO : 2026/1418

KARAR NO : 2026/55

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/10/2024

NUMARASI : 2016/416 Esas - 2024/848 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat

KARAR TARİHİ: 30/09/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA : Davacı vekili; 16/06/2015 tarihinde davalı ...'nun sevk ve idaresindeki diğer davalının işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın müvekkilinin görevli olduğu benzin istasyonuna girdiğini, bu sırada görevini yapan müvekkiline çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini belirterek 5.000-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 15.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte sürücü ...'den tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı ... vekili; olay yeri ve güvenlik kameralarının incelenmesi sonucunda kazanın davacının kusurlu hareketleri nedeniyle meydana geldiğinin anlaşılacağını, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacının iddia ettiği rahatsızlıkların kaza ile ilgisinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta Şirketi vekili; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... poliçesi ile sigortalandığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporu ile Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından düzenlene maluliyete ilişkin rapor ve 05/07/2022 tarihli hesap raporunun hükme esas almaya elverişli olduğu, 61,45-TL geçici iş göremezlik ve 40,08-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 101,53-TL maddi tazminattan davalılar ... ve ...'ın sorumlu olduğu, ayrıca davaya konu trafik kazası nedeniyle davacının yaralanması nedeniyle duyulan acı, elem ve ızdırap karşısında tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza anı ve olayın oluş şekli, zararın ağırlık derecesi, kusur durumu nazara alınarak hakkaniyet ilkesi gereğince davacı lehine uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 61,45-TL geçici iş göremezlik ve 40,08-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 101,53-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 16/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden (kaza tarihindeki tüm poliçe limiti ile sınırlı olarak) dava tarihi olan 07/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 9.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...’dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar ... ve ... vekili; davacının % 90 kusurlu olduğunun tespit edilmesine ve davacının 2 haftada iyileşmesine rağmen hükmedilen 9.000-TLmanevi tazminatın fahiş olduğunu, müvekkillerinin hiçbir kusuru yokken meydana gelen kazada tüm kusurun karşı tarafta olduğunu, müvekkillerinin kusurunun olmaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle iş göremezlik ve tedavi giderleri kaynaklı maddi zarar ile manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.

Somut olayda; 16/06/2015 tarihinde davalı ...'ın işleteni, diğer davalı ...'nun sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın istasyonunda park esnasında güvenlik görevlisi olan davacıya çarpması nedeniyle davacının yaralandığı, maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine ilişkin karara davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Davalılar vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 07.08.2018 tarihli raporuna göre davaya konu 16.03.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'nun % 10 oranında kusurlu olduğu, davacı-yaya...'in ise % 90 oranında kusurlu olduğu açıklanmış, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/372 Esas sayılı dosyasına sunulan trafik bilirkişi raporuna göre davacının asli kusurlu, davalı sürücünün ise tali kusurlu olduğu bildirilmiş, davalı sürücünün taksirle yaralanmaya neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu durumda kaza tespit tutanağı, eldeki dava dosyasında ATK'dan alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

ATK 2. Üst Kurulu'nun 28/03/2024 tarihli raporu doğrultusunda hesap raporu için dosya bilirkişilere tevdii edilmiş ve bilirkişiler tarafından düzenlenen 05/07/2022 tarihli raporda davalının kusuruna isabet eden geçici iş göremezlik zararı 61,45-TL, tedavi gideri zararı ise 40,08-TL hesaplanmıştır. Davalı tarafın toplamda hükmedilen 101,53-TL maddi tazminata yönelik istinaf nedenleri yerinde değildir.

Manevi tazminat yönünden yapılan incelemede; Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. "

Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.

Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, maluliyete ilişkin rapora göre davacının maluliyetinin bulunmadığı ve 2 haftalık sürede iyileştiği, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirmede mahkemece manevi tazminat miktarının bir miktar yüksek belirlendiği, 2.000-TL manevi tazminata hükmedilmesinin somut olaya uygun olacağı kanaatine varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin manevi tazminat yönünden ileri sürdüğü haklı görülen istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından maddi tazminata ilişkin hükmün tekrarı ile 2.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

A-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,

Maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile; 61,45-TL geçici iş göremezlik ve 40,08-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 101,53-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 16/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden (kaza tarihindeki tüm poliçe limiti ile sınırlı olarak) dava tarihi olan 07/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine,

Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 2.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...’dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

Maddi tazminat davası yönünden harçlar kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 68,31-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 359,29‬-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Manevi tazminat davası yönünden harçlar kanununa göre alınması gerekli 732-TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafça dosyaya yatırılan 68,31 TL peşin harç, 29,20 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 97,51‬ TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Kabul edilen maddi tazminat davası yönünden AAÜT uyarınca davacı lehine taktir olunan 101,53 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

Kabul edilen manevi tazminat davası yönünden AAÜT davacı lehine taktir olunan 2.000-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

Ret olunan maddi tazminat davası yönünden AAÜT m.13/3 uyarınca davalılar lehine takdir olunan 101,53-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Ret olunan manevi tazminat davası yönünden AAÜT m.10/2 uyarınca davalılar lehine takdir olunan 2.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'na verilmesine,

Davacı tarafından dosyada yargılama gideri olarak sarf edilen 2.000-TL bilirkişi ücreti, 1.093,4‬ TL posta tebligat masrafı olmak üzere toplam 3.093,4‬0-TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranına göre 1.171,87-TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketin sorumluluğundan 62,81-TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

Davalı ... tarafından dosyaya sarf edilen 20,00 TL masrafın davanın kabul ret oranına göre 6-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine,

Adli Tıp Kurumu tarafından mahkememize gönderilen 24.08.2023 tarihli ve 11.250,00 TL bedelli, 18.03.2021 tarihli ve 1.500,00 TL bedelli, 18.01.2019 tarihli ve 566,50 TL bedelli fatura bedellerinin suçüstü ödeneğinden karşılanmasına, bu hususta sarf kararı düzenlenmesine, suçüstü ödeneğinden karşılanacak olan 13.316,50-TL'nin karar kesinleştiğinde harç tahsil müzekkeresi yazılması suretiyle kabul ve red oranına göre 3.614,47-TL'sinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 269-TL ile sınırlı tutulmasına) alınarak, 9.702,02-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;

Davalılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,

İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 330-TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama giderinden haklılık durumuna göre 98-TL'sinin davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1418, K. 2026/55, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1418-e-2026-55-k-21e4ca6263e8