Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/928 E. 2026/2450 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/928
Karar No
2026/2450
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/928

KARAR NO:2026/2450

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:23/12/2025

NUMARASI:2025/251 E - 2025/948 K

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali

KARAR TARİHİ:22/09/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket görevlilerince 17.03.2024 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(c) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın ölçüm yapmamasını sağladığı tespit edilerek ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini , bu tutanak gereğince tahakkuk olunan faturalar ödenmediğinden, davalı/borçlu aleyhine İstanbul 36. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; itiraz iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin mezkûr kullanım yerinde kaçak elek- trik enerjisi kullanılmadığını, davacının kaçak elektrik tüketimin ilişkin iddiasının haksız ve daya- naksız olduğunu, davaya konu borca ilişkin olarak iş bu davadan önce İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/213 E. sayılı dosya üzerinden menfi tespit davası açtıklarını, söz konusu davada verilecek hükmün eldeki dava sonucuna doğrudan etkili olacağı gözetilerek menfi tespit davasının bekletici mesele yapılmasına, haksız ve hukuksal mesnetten yoksun davanın reddini, davacının icra takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminat ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce:

"1- Konusuz kalan dava bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine" karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/213 E. - 2025/143 K. sayılı menfi tespit konulu dosyadan yapılan yargılama neticesinde “1-Davanın kabulü ile davacının 18.03.2024 tarihli, ... no'lu, 9.506,32-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturasının 6.956,33 TL'lik kısmından ve 18.03.2024 tarihli, ... no'lu, 198.071,47-TL bedelli ek tüketim faturasının 143.512,69 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine,...” şeklinde karar veril- diğini, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mah. 3. Hukuk Dairesi'nin 09/07/2025 T., 2025/1690 E. - 2025/1864 K. sayılı dosyasından yapılan inceleme sonu- cunda istinaf başvurusunun reddine karar verilmekle menfi tespit kararın kesinleştiğini, İlk derece mahkemesince itirazın iptali istemli davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; işbu karar yerinde olmayıp, menfi tespit ilamı da dikkate alınarak müvekkilinin borçlu olmadığı 207.577,79-TL (fatura toplamı) - 150.469,02 TL (müvekkilin borçlu olmadığı tutar) - 57.108,77-TL (müvekkilin borçlu olduğu) asıl alacak ve ferileri üzerinden icra takibinin devamına fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmesinin gerek- tiğini, nitekim icra takibine yapılan ödemeler ilamın infazı aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alı- nacak olmakla mahkemece dava açıldıktan sonra ödeme yapılmasına karşın konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosya içeriğinden, ... görevlilerince ,17.03.2024 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(c) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü sistemine müda- hale edilerek sayacın ölçüm yapmamasını sağladığı tespit edilerek ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği,bilahare bu tutanak gereğince tahakkuk edilen faturalar ödenmediğinden, davalı/borçlu aleyhine İstanbul 36. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, itirazın iptali talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İşbu davadan önce borçlu tarafından ... aleyhine dava konusu kaçak tüketim bedelli ile ilgli olarak İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/213 Esas sayılı dosyası üzerin- den menfi tespit davası açılmış, yapılan yargılama sonunda ; "1-Davanın kabulü ile davacının 18.03. 2024 tarihli, ... no’lu, 9.506,32-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturasının 6.956,33 TL'lik kısmından ve 18.03.2024 tarihli, ... no’lu, 198.071,47-TL bedelli ek tüketim faturasının 143.512,69 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine," şeklinde karar verilmiş, bu karar ile ilgili istinaf başvurusu dairemizce incelenmiş,neticede 09.07.2025 T., 2025/1690 E. - 2025/1864 K. sayılı ilam ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.İş bu karardan sonra, borçlu tarafından icra dosyasına ve haricen davacı tarafa yapılan ödemeler sebebiyle icra dosyasından kaynaklı hiçbir alacağın kalmadığı, davacı vekili tarafından buna ilişkin olarak ibraname düzenlendiği, ayrıca davacı vekili tarafından sunulan 22.10.2025 tarihli beyan dilekçesinde "davalı tarafından yapılan ödeme sebebiyle icra takibine ait borcun tamamen konusuz kaldığı, ancak yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı taleplerinin devam ettiği" yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır,HGK 'nun 2023/2-944 E- 2023/1239 K. Nolu 13.12.2023 tarihli ilamında belirtildiği üzere; ilke olarak her dava açıldığı tarihteki fiilî ve hukuki sebeplere göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması, eş söyle- yişle davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararın kalmaması hâlinde bu olayın hükümde göz önüne alınması ve böyle bir durumda mahkemenin, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hak- kında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermesi gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Yargılama gideri, vekalet ücreti, arabuluculuk ücreti vs gelince; 6100 sayılı HMK'nun "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlıklı 331/1 maddesinde "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder."Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin "Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6. Maddesinde," Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." denilmiştir.İlk derece mahkemesince İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/213 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen menfi tespit davası sonucunda verilen ve kesinleşen ilama göre, davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 2.549,99 + 54.558,78 TL = 57.108,77 TL asıl alacağının bulunduğu, bu asıl alacak miktarına faturaların son ödeme tarihlerinin 28/03/2024 olması sebebiyle 29/03/2024 tarihinden takip tarihi olan 03/04/2024 tarihine kadar 369,64 TL avans faizi + (%20) 73,93 TL KDV ilave edildiğinde neticeten davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan 57.552,34 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, bu tutar esas alınarak yargılama gideri vekalet ücreti hesaplanmıştır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında,usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 3.569,73-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.837,73 TL'nin istinaf edenden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/928, K. 2026/2450, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-928-e-2026-2450-k-e966175748a8