Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12035 E. 2024/10403 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12035
Karar No
2024/10403
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2098 E., 2023/3342 K. KARAR : Red, Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/2051 E., 2019/449 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... İnş. Tic. A.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... Tur. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. Vekili tarafından temyiz edilmek ve de temyiz eden taraflarca duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma taleplerinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 19.03.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı asil ... ve diğer davacılar adına Av. ... ile duruşmalı temyiz eden davalı ... Turizm İnş.Tic.San.Ltd.Şti. adına ve davalı ... Tic.A.Ş. adına Av. ... geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; kazalı ... için 627.496,76 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, diğer tüm davacılar için 75.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar davaya cevaplarında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince davacı kazalının maddi tazminat isteminin kabulüne, kazalı lehine 100.000,00 TL, eş ve çocuk lehine 40.000,00’er TL, anne ve baba lehine 15.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... İnş. Tic. A.Ş. ve ... Tur. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.‘nin ortak vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge adliye mahkemesince verilen 07.10.2020 tarih, 2020/83 Esas, 2020/2084 Karar sayılı karar ile davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğundan bahisle istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı kazalının maddi tazminat isteminin kabulüne, kazalı lehine 50.000,00 TL, eş ve çocuk lehine 20.000,00’er TL, anne ve baba lehine 7.500,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen 07.10.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ... İnş. Tic. A.Ş. ve ... Tur. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.‘nin ortak vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemiz'in 06.12.2022 tarih ve 2022/11818 Esas, 2022/15513 Karar sayılı kararı ile temyiz eden tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda iş kazasının şantiye alanında kullanılmak üzere ilk defa satın alınan konkesör (taş kırma) ekipmanının montaj ve deneme aşamasında meydana geldiği, makinanın montaj ve tesliminin nasıl yapılacağının dosya kapsamında yer alan finansal kiralama sözleşmesinde belirtildiği, finansal kiralama sözleşmesine göre yardımcı iş gücü temin edecek olan davalı ... şirketinin bu kapsamda davacı kazalıyı görevlendirdiği, kurulumun teknik açıdan gözetim ve denetiminin davalı ... şirketine ait olduğu, davacının montaj sırasında konveyör bant üzerinde montaj işine yardımcı olduğu, bu esnada bandın çalıştırılması nedeniyle düşerek yaralandığı, bir kısım tanıkların bant hareket etmeden önce uyarı sireninin çaldığı yönünde beyanda bulundukları, uyarı sireninin otomatik olarak çalıp çalmadığı, siren çalmış ise siren sesi ile bandın hareketi arasında geçen sürenin davacıya siren sesinden sonra bandın üzerinden inip güvenli alana geçebilme imkanı tanıyıp tanımadığı üzerinde durulmaması hatalı olduğu, siren sesi ile bandın çalışması arasındaki süre davacının güvenli alana geçmesi için yeterli ise davacının bu sürede konveyör bant üzerinden inmemesi nedeniyle kişisel güvenliğini ihlal ettiğinden daha fazla kusurlu olması gerektiği üzerinde durulması gerektiği, davalılar yönünden, kurulum sırasındaki koordinasyon görevi ve bu görev kapsamında alınması gereken tedbirleri alacak olanın davalı ... olduğu dikkate alınmadan kusur oranlarının belirlenmesinin doğru olmadığı, davalı ... şirketi ile ... şirketleri arasındaki organik bağ yönündeki kabul açısından ise, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre kaza tarihinden önceki ortaklık ve adres bilgilerinin kısmen aynı olmasının organik bağ teşkil etmeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu, ... şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince iş kazasının meydana geldiği iş kolunda yetkin iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden yapılan açıklamaları dikkate alan yeni bir bilirkişi kusur raporu alınması, yeniden bilirkişi hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde hükme esas alınan bilirkişi hesap raporundaki bilinen/iskontosuz, bilinmeyen/iskontolu dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğinin gözetilmesi, usuli kazanılmış haklar ve davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği de dikkate alınarak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesi'nce bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 19.10.2023 Tarih, 2023/2098 Esas, 2023/3342 Karar sayılı kararla iş kazasının meydana gelişinde davacı kazalının %5, davalı ... şirketinin %30, davalı ... şirketinin %50, davalı ... şirketinin dava dışı işçisi Engin'in %5, davalı ... şirketinin dava dışı İşçisi ...'un %10 oranında kusurlu oldukları, davalı davalı ... şirketinin kusursuz olduğu kabulünden hareketle davalı Erbu şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacı kazalının maddi tazminat isteminin kabulüne, kazalı lehine 50.000,00 TL, eş ve çocuk lehine 20.000,00’er TL, anne ve baba lehine 7.500,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen 19.10.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf mahkemesince bozmaya uyup yeniden yargılama yapıldığına göre davacı kazalının maddi zararının hükme en yakın tarihteki verilere göre yeniden hesaplanıp belirlemesi gerektiğini, davalı ... şirket yönünden davanın reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, somut olayda SGK tarafından açılan rücu dava dosyasının ve peşin sermeya değerinin kesinleşmediği gözetilerek bekletici mesele yapılması gerektiğini, zira o dosya ile huzurdaki dosya arasında kusur oranları, maluliyet, alacaklarından mahsup edilmesi gerekecek SGK peşin sermaye değeri ve ödemeleri yönünden çelişkiler bulunduğunu, müvekkişinin teselsül hükümleri doğrultusunda sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, somut olayda davacı yan ve davalı ... firması çalışanlarının olayın meydana gelmesinde ağır kusurlu olduklarını, bu nedenle müvekkili şirketler yönünden illiyet bağının kesildiğini, davalı ... firmasının yaptığı işin anahtar teslimi niteliğinde olduğunu, müvekkiline kusur verilmesinin doğru olmadığını, kazalı dışındaki diğer davacılar lehine tazminata hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, hakkaniyet indirimi yapılması ve kabul niteliği arz etmemekle birlikte kusur oranında tazminata hükmedilmesi taleplerinin haksız yere göz ardı edildiğini, istinaf ilamında red vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin eksik ve hatalı hesaplandığını, davacı yanın maluliyet oranının maddi gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ve güncel olup olmadığının dosya kapsamında araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunun 77 inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunun 8 inci ve 31 inci maddeleri, 3. Değerlendirme a.Manevi Tazminat İstemleri Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362'nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminatların hüküm tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin ayrı ayrı altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden tarafların anılan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. b.Temyiz Eden Taraf Vekillerinin Davacı Kazalının Maddi Tazminat İstemi Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İtirazları Açısından; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, Bölge Adliye Mahkemesince alınması gereken karar ve ilam harcı doğru hesaplamasına karşın, bundan aşamalarda davacılar tarafından yatırılan 153,70 TL peşin harçla, 3.697,75 TL ıslah harcı mahsup edilip bakiye harç tutarı tazminatlardan sorumlu tutulan davalılara yüklenmesi, istinafa başvuran davalılar istemlerinde haklı bulunduklarına göre onlar tarafından yatırılan istinaf harçlarının bu davalılara iade edilmesi gerekirken, davalılarca İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulurken yatırılan nispi istinaf karar harçlarının alınması gereken karar ve ilam harcından mahsup edilip, bakiyesinin davalılara iade edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370'inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz eden taraf vekillerinin manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE; 2.Temyiz eden taraf vekillerinin davacı kazalının maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları açısından Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamının hüküm fıkrasının 7, 8 ve 9 numaralı bentlerinin tamamen silinerek yerlerine geçmek üzere; "7) Alınması gereken 50.036,85 TL karar ve ilam harcından davacılar tarafından aşamalarda yatırılan 153,70 TL peşin harç ile 3.697,75 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 46.185,40 TL karar ve ilam harcının davalılar ... Tur. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. ile Nace Mak. San. A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 8) Davalılar ... Tur. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve ... İnş. Tic. A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvuru sırasında 28.10.2019 tarihli, 99345 ve 99347 sıra numaralı sayman mutemedi alındıları ile yatırılan istinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçen davalılara iadesine, 9) Davacılar tarafından yatırılan 153,70-TL peşin harç ile 3.697,75-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.851,45-TL harcın davalılar ... Turizm İnş.Tic.San.Ltd.Şti. ve Nace Makine Sanayi A.Ş. den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine," ibarelerinin yazılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacılar avukatı yararına takdir edilen 28.000 TL duruşma avukatlık parasının davalı şirkete yükletilmesine, davalı şirket avukatı yararına 28.000 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12035, K. 2024/10403, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-12035-e-2024-10403-k-01e0a6676daa