Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7653 E. 2024/12651 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklı Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7653
- Karar No
- 2024/12651
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklı Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4387 E., 2022/3573 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/939 E., 2021/322 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle, davacılar murisi ... 'nın 14.11.2012 günü meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini iddia ederek maddi tazminatın davalılardan ... ve ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde özetle, aynı olaya ilişkin 100.000'er TL tüm davalılardan manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yönlerinden husumetten reddinin gerektiğini, kaza ile ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığı, müvekkillere kusur izafesinin mümkün olmadığı, iş kazasının müteveffanın kendisinin kusuru ile meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemek üzere gerçek zararın tespitinin gerektiğini, tazminat takdir edilirken kökleşmiş Yargıtay kararlarının dikkate alınmasının gerektiğini, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davalıların meydana gelen iş kazasında atfı kabil kusurlarının bulunmadığı söz konusu olaya ilişkin kusur değerlendirmesinin dava dışı işveren şirkete ait olacağı keza Mahkemece aldırılan kusur raporlarında, işveren şirketin kusurunun belirlendiği, işbu dosyada davalı olan kişilerin ise kusurlarının bulunmadığı dikkate alındığında, husumetin dava dışı işveren şirkete yöneltilmesi gerekirken, davalı şahıslara yöneltildiği, şu halde taraflar arasında pasif husumet olduğu değerlendirilerek davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın cezalandırılmasına Kandıra Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/119 dosyasında karar verildiği ve kararın kesinleştiği, Ceza Mahkemesinin maddi vaka yönünden hukuk hakimini bağlayacağı, hatalı kusur bilirkişisi raporuna göre hüküm kurulduğu, diğer davalılar ... ve ...'un şahsen kusurlarının bulunduğu hususlarını ileri sürerek yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, yargılama sırasında alınan kusur raporlarına göre asıl dava davalılarının ve birleşen dava davalılarının somut olayda kusurlarının bulunmadığı kusurun dava dışı şirkette olduğu sabit olup davanın husumetten reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dosya içeriğine göre; davanın ve birleşen davanın taraflarının ayrı ayrı karar başlığında gösterilmemesinin hatalı olduğu, diğer taraftan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de birleşen dava yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin de yargılama usulüne aykırı görüldüğü gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmü yerine geçmek üzere; davanın ve birleşen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası nedeniyle vefat etmesi sonucu yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55., 74. ve 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Davacılar vekilinin reddedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. 3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Davacılar vekilinin, davalılar ... ve ...'e karşı açtığı asıl davada, reddedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2..Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin reddedilen manevi tazminatlara temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2. Davacılar vekilinin reddedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.