Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7208 E. 2024/13165 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7208
- Karar No
- 2024/13165
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2689 E., 2023/218 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/555 E., 2022/146 K.
Taraflar arasındaki ölümlü iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili, muris ...'nın davalı nezdinde santral yağcısı işçi olarak çalışırken 10.02.2017 tarihinde yaşanan iş kazası sebebiyle yaşamını yitirdiği, davalının bu olayın yaşanmasında tamamen kusurlu olduğu, eşi ve çocuklarının destekten yoksun kaldığı, eş, çocuk, anne, baba ve kardeşlerin manevi zarara uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Birleşen davada davacı vekili, aynı kaza sebebiyle müteveffanın babasının maddi zararı oluştuğunu iddia ederek, maddi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili aslı ve birleşen dava cevap dilekçesinde özetle; santral operatörü ... ...'ın ağır kusuru sonucu hayatını kaybettiğini, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiğini, müvekkilini tüm tedbirleri aldığını herhangi bir kusurun yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; toplanan delillere dayanılarak, davacıların murisi ... ... 'nın santral yağcısı olarak davalı nezdinde çalışırken 10.02.2017 tarihli iş kazası sonucu vefat ettiği, iş kazasının oluşumunda davalının %60 oranında kusurlu olduğu, maddi ve manevi zarar oluştuğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davada maddi ve manevi tazminatların kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "....Kazanın oluşumundaki kusur oranının belirlenmesi açısından yapılan inceleme sonucunda; ehil bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 26.02.2020 tarihli heyet raporunda; işverenin %40, davalının çalışan operatörü ... ...'ın %20 ve murisin %40 oranında kusuru bulunduğu bildirilmiştir. Kusur raporu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. ve 5. maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri doğrultusunda düzenlenmiştir. Bu kapsamda, oluşa ve dosya kapsamına uygun bu heyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamakta olup, taraf vekillerinin istinaf istemi yersizdir... Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda muris işçinin vasfı, kıdemi ve dosya kapsamına göre TÜİK emsal ücret verisi de gözetilerek gerçek ücretin tespiti ve buna göre hesaplamaların yapılması isabetlidir. Somut olayda, 24.04.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hukuka uygun olduğu, dosyadaki somut veriler ile hesap yapıldığı ve davalı itirazları yerinde olmadığı anlaşılmakla, mahkeme kabulü isabetlidir. ..Bu ilkeler gözetildiğinde, davacılar lehine mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının uygun olduğu anlaşılmış, itiraz yerinde görülmemiştir. Davacılar vekili kararda yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda hata yapıldığını ileri sürmüş ise de hatanın ne olduğu konusunda dilekçesinin açık istinaf sebebi içermediği anlaşılmakla, itiraz yersizdir. Bu açıklamalar kapsamında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. ..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş kazasının meydana gelmesinde murisin kusuru olmadığını, manevi tazminat miktarlarının düşük belirlendiğini, vekalet ücreti ve yargılama giderleri konusunda hesaplamaların hatalı olduğunu beyan ederek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur konusun dalınan bilirkişi raporu ve mahkeme kabulünün hatalı olduğunu, olayın meydana gelmesinde davalının kusuru olmadığını, gerekli eğitimlerin verildiğini ve yasal yükümlülüklerin yerine getirildiğini, emsal ücret araştırması ile hatalı ücret üzerinden hesaplamalar yapılmasının hatalı olduğunu, hesaplamada bakiye ömür, pay ayrımı, PSD mahsubu, gün sayısı hatası gibi hesap hataları bulunduğunu, manevi tazminat miktarının haksız ve fahiş olduğunu beyan ederek, Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ölümlü iş kazası sonucu nedeniyle maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1-Davacı vekili ve davalı vekilinin manevi tazminat ile, Davalı vekilinin çocuklar yönünden maddi tazminat miktarları, birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2023 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup, taraf vekillerinin manevi tazminat hükümlerine, birleşen dava yönünden kurulan hükme ve çocuklar yönünden maddi tazminat hükümlerine yönelik temyizleri kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, temyiz eden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Taraf vekillerinin eş ...'nın maddi tazminat miktarlarına yönelik tüm temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre taraf vekilleri tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekili ve davalı vekilinin manevi tazminat ile davalı vekilinin çocuklar yönünden maddi tazminat miktarları, birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE 2.Taraf vekillerinin eş ...'nın maddi tazminat miktarlarına yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.